
SIFIR NOKTASI: BİTTİ DEDİĞİN YER, ASLINDA YENİDEN BAŞLADIĞIN YERDİR
İnsanın hayatında "artık bitti" dediği, nefes almanın zorlaştığı ve yarının hiçbir vaat sunmadığı karanlık anlar vardır. Çoğu zaman bunu bir son sanırız. Oysa hayat bazen bizi en dibe, yani "sıfır noktasına" her şeyi yıkıp yeniden inşa etmemiz için gönderir. Tıpkı Aslı'nın hikayesinde olduğu gibi.
Karanlığın İçindeki Yalnızlık
Aslı, bir zamanlar hayatının her parçasının elinden kayıp gidişini izledi. Dağılan bir evlilik, kendisinden uzaklaştırılan evlatlar, kaybedilen bir iş ve toplumun ağır baskısını iliklerine kadar hissettiği o an... Çevresindeki kalabalığa rağmen derin bir yalnızlığın içine düşmüştü. Ailesinden göremediği destek ve üzerine atılan asılsız ithamlar, onu sokağa çıktığında başını öne eğecek kadar yaralamıştı.

Kulağında yankılanan o zehirli cümle ise her şeyi özetliyordu: "Sen bana muhtaçsın."
Geri Dönmek mi, Yeniden Doğmak mı?
Hepimiz benzer yol ayrımlarına geliriz. Tanıdık bir acıya geri dönmek, belirsiz bir özgürlüğe adım atmaktan bazen daha kolay görünür. Aslı da duraksadı. Ama bir şeyi fark etti: Geri dönmek, kendinden tamamen vazgeçmekti.
O en karanlık gecede, bir dost sesiyle gelen o basit ama sarsıcı gerçek Aslı'nın içindeki ışığı yaktı:
"İnsan her şeyini kaybedebilir; malını, işini, hatta sevdiklerini. Ama kendini kaybederse, geriye gerçekten hiçbir şeyi kalmaz."
Sıfır Noktası Bir Son Değil, Bir Eşiktir
Aslı o gece anladı ki; sıfır noktası bir uçurumun kenarı değil, yeni bir hayatın temelidir. Yıllarca başkalarını mutlu etmek için kendinden eksilttiği ne varsa, şimdi onları tek tek yerine koyma vaktidir.
Korkuyordu, ama korkusuna rağmen cesur davranıp o adımı atması gerektiğini biliyordu....
Küçük adımlarla başladı. Önce çalışmaya, sonra kendine inanmaya ve aynadaki yabancıyla barışmaya başladı. Yıllar sonra bir üniversite kürsüsünde yüzlerce kişiye hitap ederken, o eski "kırılgan" kadının yerinde, gücünü yaralarından alan net ve samimi bir kadın duruyordu.
Sizin Sıfır Noktanız Neresi?
Gerçek hayat, her şeyin bittiğini sandığımız o sıfır noktasından sonra başlar. Acı sadece canımızı yakmaz; öğretir, olgunlaştırır ve en önemlisi özgürleştirir.
Önemli olan ne kadar derine düştüğümüz değil, o dipten yukarıya nasıl baktığımızdır.
En parlak yıldızlar zifiri karanlıkta açığa çıkar.
Hayatta sıfır noktasına düştüğünüzde, ayağa kalkmak için sizin atacağınız o ilk küçük adım ne olurdu?
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 1 tepki
Yorumlar (102)
Hatice Yıldırım dedi ki
1 Nisan 2026Kaleminize sağlık...
Gerçek hayat, o sıfır noktasında bittiği anda başlar dediğiniz yerde başlar..
Cümlesiydi aslında tüm cesaretimizle yürüyeceğimiz yer...İnci dedi ki
6 Nisan 2026Sıfır noktası : Basite disiplin olup küçük adımlarla yeniden başladığın yerdir.
Kaleminize sağlık...
Fulden dedi ki
1 Nisan 2026Huzursuz bir düzen yıkılması gerek bir düzen aslında .. ancak sanılanın aksine çözüm aynadaki kişide ...
Leyla Altıntop dedi ki
1 Nisan 2026Çok güzel
Gerçekten bazen herşey bitti dediğimiz anda yeni şeyler başlıyo bunu farkında olmak çok önemli ve güzel.Ramazan Altıntop dedi ki
1 Nisan 2026Bu metin sadece bir hikâye anlatmıyor, insanın en dipteyken bile içinde saklı duran gücü hatırlatıyor.
“Sıfır noktası”nı bir son değil, bir eşik olarak anlatman çok güçlü… Çünkü çoğu insan tam orada yanılıyor; bitti sanıyor, oysa asıl başlangıç orada gizli.
Aslı’nın yaşadığı kırılma aslında hepimizin farklı şekillerde yaşadığı bir yüzleşme:
Kendinden vazgeçmek mi, yoksa korkuya rağmen yeniden ayağa kalkmak mı?
Ve metnin en vurucu tarafı şu; değişimin büyük bir patlamayla değil, küçük ama kararlı adımlarla başladığını çok net hissettiriyor.
Ben de hayatımda bir “sıfır noktası” yaşadığım için, bu satırları çok daha derinden anlıyorum.
İnsan o noktada şunu fark ediyor:
Kaybettiklerin değil, ayağa kalkma cesaretin seni tanımlar.
Özellikle şu duygu çok güzel geçiyor:
İnsan her şeyini kaybedebilir ama kendini kaybetmediği sürece yeniden kurabilir.
Bu, sadece bir cümle değil, hayatın özeti gibi.
Bu yazı okuyana şunu düşündürüyor:
“Benim sıfır noktam neresiydi… ve ben oradan gerçekten kalktım mı?”
Kısa söylemek gerekirse, bu metin sadece okunmaz, hissedilir.
Ve en önemlisi, insana içten içe şu cesareti fısıldar:
“Düştüğün yer, belki de ayağa kalkacağın en sağlam zemindir.”Rümeysa dedi ki
10 Nisan 2026Çözüm,hayatta öğrenmeyle oluyor,bazen canımız acıyarak öğreniyoruz...
Cananyigin dedi ki
14 Nisan 2026Yeniden başlamak bazen en güzel şeymiş.
Nur Melek Halil dedi ki
1 Nisan 2026Aslı hepimizin farklı zamanlarda yaşadığı bir süreci hatırlatmış. Kaleminize sağlık.
Melek dedi ki
1 Nisan 2026Evet kısa anlamlı bu hikaye hemen hemen bir çok insanın hayatında yer almış, bir dönüm noktası yada evet sıfır noktası dediğimiz şey pes etmediğinde herkes seni bıraktığında yaradanın seni bırakmayacağını bilmekle yeniden ve daha sağlam ayağa kalktığı noktadır…
Ayşe Ç. dedi ki
1 Nisan 2026Bu yazı bana güneşin doğuşunu ve batışını hatırlattı, her gün hem de hiç bıkmadan... :) İnsanın da hayatında böyle doğuşlar ve batışlar olabiliyor. Önemli olan her seferinde yeniden ayağa kalkıp mücadeleye devam edebiliyor olmamız, hem de her seferinde bu durumun bizi daha da güçlendirdiğini fark ederek...
Tuğba Erkan dedi ki
1 Nisan 2026Bazen insan herşey bitti diye düşünür ama Rabbinin planı daha güzeldir
bedia oral dedi ki
1 Nisan 2026Bu metni okurken insanın içi hem sızlıyor hem de umutla doluyor. “Sıfır noktası”nı bu kadar gerçek, bu kadar içten anlatabilmek gerçekten çok kıymetli. Aslı’nın hikayesi sadece bir karakter değil, aslında çoğumuzun içinden geçen ama dile getiremediği duyguların sesi gibi…
En çok da şu düşünce etkiledi: İnsan her şeyini kaybedebilir ama kendini kaybederse geriye hiçbir şey kalmaz. Ne kadar doğru ve ne kadar güçlü bir farkındalık… Yazınız sadece bir hikâye değil, aynı zamanda yeniden ayağa kalkmak isteyen herkes için bir ışık olmuş.
Kaleminize, yüreğinize sağlık. Böyle derin ve umut veren yazılar yazmaya devam etmeniz dileğiyle 🌿
güneş dedi ki
1 Nisan 2026Bu metni okurken aklımda sürekli “deneyim” kavramı dolaştı. Sıfır noktası burada bir son değil, adeta yeniden tasarlanması gereken ham bir alan gibi hissettirdi. Aslı’nın yaşadıkları da bir çöküşten çok, tüm katmanların soyulup özle yeniden temas kurma süreci gibi…
Özellikle şu çok etkileyici: İnsan bazen kontrol ettiğini sandığı hayatın aslında onu şekillendirdiğini fark ediyor. Ve o “kırılma anı”, belki de ilk kez bilinçli bir şekilde kendi deneyimini kurgulamaya başladığı yer oluyor.
Metin, duyguyu sadece anlatmıyor; okuyan kişiye de kendi içsel yolculuğunu fark ettiren bir deneyim sunuyor. Bu açıdan bakınca, gerçekten güçlü ve katmanlı bir anlatı. Emeğinize ve bakış açınıza sağlık
KÜBRA dedi ki
1 Nisan 2026“Düştüğün yer, belki de ayağa kalkacağın en sağlam zemindir”
Havva Mutlu dedi ki
1 Nisan 2026Hayatın içinde ümidimizi kaybettiğimiz gerçekten tükendiğimizi hissettiğimiz anlar çok olmuştur. Böyle anlarda en çok da yakın bir dosta güvenli bir omuza inanmaya , güvenmeye ihtiyaç duyarız. Ama en çok da kendimize güveniriz nihayetinde. Hala nefes alıyorsalk ümidimiz hep vardır. 🌸💕
Dilan S. dedi ki
2 Nisan 2026Kendinden ümidini kesmediği yerde düştüğün yerden kalkıp yükselebiliyor insan. Doğru tepkiler vererek, cesaret göstererek… korksa bile adım atarak. Kaleminize sağlık.
Meltem Özcan dedi ki
9 Mayıs 2026Bitti dediğin yerde başlar hayat en dipsiz kuyundan çıkarsın aydınlığa işte bunu görebildikçe hayatta yeniden aydınlığa koşmanın umudunu içinde hissediyorsun ❤️❤️❤️
Ayşe dedi ki
2 Nisan 2026Ok ileriye fırlayacağı zaman geriye çekilir. Bazen hayatta geriye çekildiğimiz anlar olur. O anın gerilimiyle pes etmek ileri gidişi durdurur.O halde doğru yerdeki cesaret , o bağımlılığı terk ediş bizi mutlaka ileriye taşıyacaktır…
Kaleminize sağlık güzel bir açılım oldu bizim için💕Ayşe dedi ki
2 Nisan 2026Ok ileriye fırlayacağı zaman geriye çekilir. Bazen hayatta geriye çekildiğimiz anlar olur. O anın gerilimiyle pes etmek ileri gidişi durdurur.O halde doğru yerdeki cesaret , o bağımlılığı terk ediş bizi mutlaka ileriye taşıyacaktır…
Kaleminize sağlık güzel bir açılım oldu bizim için💕Nermin kocataş dedi ki
2 Nisan 2026Bazen gerçekten bitti sandığımız ama yeniden başlayan oluşumlar hayatımızı yeniden canlandırıyor. Kaleminize sağlık 🌺
Neşe T dedi ki
2 Nisan 2026Kaleminize sağlık
Geri dönmek, kendinden tamamen vazgeçmektir.İnsana yol gösteren bir cümle.geri dönmek değil,ileriye gidebilm gücünü elde edebilmek çok önemliBurcu dedi ki
2 Nisan 2026Hayatta sıfır noktasına düştüğümde ayağa kalkmak için benim atacağım ilk küçük adım, artık iç sesimi dinlemeyi bırakırdım küçük de olsa sürdürebileceğim bir rutin oluşturup bu şekilde harekete geçerdim🙏🏼
Evrim İşsever dedi ki
2 Nisan 2026Her şey bitti dediğin yerde önemli olan kendini kaybetmeden tekrar ayağa kalkıp doğru yolda devam edebilmek...
Elinize sağlıkSeren C dedi ki
2 Nisan 2026Aslinda her sey evet yolun sonuna geldim, peki simdi ne yapacagim dedidigimizde cözüm aradigimizda basliyor gercekten de, etkileyici bir yazi.
Büşra y dedi ki
2 Nisan 2026Sıfır noktasının anlamını aslında kaçırıyoruz, bir son bitiş zannediyoruz. Hikayedeki gibi yaşadığımız birçok sıfır noktası yok muydu hepimizin yaşadığı… bitti dediğimiz, burdan dönmez dediğimiz… bazı yerler vardır ki biraz nefes nefese geçmek gerekir. Ama sonu ferahlıktır, keşke o anı yaşarken bunu bilebilsek… buna değinen güzel bir yazı olmuş, kaleminize sağlık…
Sevil Çerçi dedi ki
2 Nisan 2026Dibe vurduğun yer aslında yukarı çıkmak için senin gücünü, harekete geçmeni bekleyen yer... Herkesin bir dip noktası vardır. Buradan geri dönüş sağlam olur...
mariya altıntop dedi ki
3 Nisan 2026Gercekten cok guzel bazı şeylerin farkında olup ve o dogrultuda hareket etmek çok şey katıyor insana son gibi görünsede başlangışların başladıgı bilincinde olmak çok şey katıyor
mariya dedi ki
3 Nisan 2026Hayat bazen bitti dedigimiz yerden yeniden başlıyor bunu bilip o dogrultuda hareket etmek çok şeyler katıyor insana çok guzel ifade etmişsiniz
Emine Ç dedi ki
3 Nisan 2026Bitti zannettiğin öyküler bazen bambaşka öykülerin başlangıcı oluyor :)
Sonrasında ise her biten şeyin ardından gülümsemeye başlıyorsun; kim bilir yarın hangi başlangıçlara gebe.. :)Yasemin Hoşer dedi ki
3 Nisan 2026En zifiri karanlık dediğimiz andan daha karanlığa gidilemeyeceği için o en dip mutlaka tekrar aydınlığa dönecektir. Yeter ki insan umudunu kaybetmesin. Çünkü bu dünyada her şey geçiyor.
Serhat dedi ki
3 Nisan 2026Bazen hayatımız alt üst oldu deriz, belkide altı üstünden daha iyidir. Önemli olan nefes aldığımız sürece doğru olan yolda çaba sarfetmektir. Yazınız kısa ama uzun sandığımız bu hayatı güzel özetlemiş. Ellerinize sağlık
Fatih dedi ki
3 Nisan 2026Çok kıymetli satırlar emeğinize, kaleminize sağlık...
Derya şahin dedi ki
4 Nisan 2026Harika…. İnsan alışkanlıkları pahasına kendinden vazgeçmesi…. İşte buna ayabilmemiz; acılarımıza rağmen doğru yolu gerçek yoku seçme isteğinin baskın gelmesiyle oluyor… o dipteki ben, asljnda nelere gebeyim, o merakı hepimiz o an hissederiz dilerim
Leyla Aşkın dedi ki
6 Nisan 2026İnsan bazen bitti sandığı yerde kendisiyle ilk kez tanışır. Sıfır noktası aslında kaybettiğimiz değil, fazlalıkları geride bırakıp özümüze döndüğümüz yerdir. Çünkü insan en çok karanlıkta kendi ışığını fark eder. Sıfır noktası bir son değil; insanın yüklerinden arınıp kendine doğru attığı ilk adımdır. Bazen kaybetmek, en doğru başlangıcın kapısını açar. Çünkü hayat bazı kapıları kapatır ki, insan kendi kapısını açmayı öğrensin…
Merve Karakuş dedi ki
6 Nisan 2026Mutlaka düşeceğiz hayatın bir gerçeği bu ama “Önemli olan ne kadar derine düştüğümüz değil, o dipten yukarıya nasıl baktığımızdır.”
Çünkü kalkmayı bilenler için ‘düşmek’ sadece motivasyondur. İşte o motivasyon düne göre daha iyi daha güçlü bir ben olmak ise düşmeler de keyifli hale gelmeye başlar.
Kaleminize sağlık. ✍️💐Ayşenur dedi ki
6 Nisan 2026Harika bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık…
Büşra Aktaş dedi ki
6 Nisan 2026Herşey bitti zannettiğimiz o noktanın acısı burnun direğini sızlatıyor ama oradan kalkıp ilerlemeyi başarınca bambaşka bi lezzet kalıyor insanda🤭 sanırım olgunlaşmak bu oluyor😍🥰 bu güzel yazı tam da içimizden geçenleri ifade etmiş teşekkür ederiz yazanlardan....
Narin dedi ki
7 Nisan 2026İnsanın içinde her zaman sıfırdan başlama gücü vardır,yeter ki bu gücün farkına varalım.Bazı hayatlar zordur, tam tırmandım derken yine en dibe düşebilir insan. Bazen hakkımızda çok kötü olduğunu düşündüğümüz bir olay bizi sıfır noktasına getiriyor ve gücümüzü keşfettiğimizde hayat yeniden başlıyor.Ve bizi güçlü,tecrübeli,olgun yapan tam da bu -küllerimizden yeniden doğmak.
Sevim A. dedi ki
7 Nisan 2026Bu güzel yazıyı okuyan herkesin her zaman ümitvar olması dileğiyle...
Sevim A. dedi ki
7 Nisan 2026"En parlak yıldızlar zifiri karanlıkta açığa çıkar."
Aynur dedi ki
9 Nisan 2026Çok güzel bir yazı, nefes aldığımız sürece ümit hep var❤️
Bazen herşey çok üst üstte gelir, işin içinden nasıl çıkacağımızı bilemeyiz. Ama gecenin en karanlık vakti, sabaha en yakın olan zamandır. Az sabır ve çok mücadele ile o güzel günler tekrar gelir😊İdil dedi ki
17 Nisan 2026İnsan her şeyi kaybedebilir. Kendini kaybetmedikçe her şeye sıfırdan başlayabilir. Sıfır noktasından güçlenme -kaslanma ile aşılabilir.
karbeyaz dedi ki
9 Nisan 2026“Düştüğün yer, belki de ayağa kalkacağın en sağlam zemindir."
umut dolu bir son cumle🥰Sümeyye A. dedi ki
9 Nisan 2026Sıfır noktası”nı bir son değil başlangıç olarak ele alması çok etkileyici. Hem duygusal hem düşündürücü, insanı kendi hayatını sorgulamaya iten güçlü bir yazı olmuş.
Sevde K dedi ki
10 Nisan 2026Ümidini kaybetmis herkesin basucu yazisi olmali,Cok kiymetli bu detaylar; inanc ve minik adimlar,sureklilik..Emeginize saglik
Kadriye dedi ki
10 Nisan 2026Hayat düz bir yol degil hiç bir zaman inişleri çıkışlar düzlükleri yokuşları karanlık dehlizleri olan bi yol insan özü ile bagını yitirmemeli kendisi ile kavgasını bitirip kendisine kendisinin lazım oldugunu bilmeli . Hangi sorun ile karsilasirsa sa karsilassin içindeki gücünün farkina varmali her kisi her olay bize birseyler ögretmek icin gelir . Her seyde yeni bi ben keşfederiz farklı bi bakış açısı görürüz körü körüne tutunduklaŕımız neler . Yaptıgımız hangi seçimler bizi kör kuyulara atıyo hangisi çicekli yollara çıkarıyo görürüz .dibi görmedende yeşermek münkündür bazen ......
Emine Alay dedi ki
10 Nisan 2026Sıfır noktasının bir son değil, aslında insanın kendi küllerinden doğduğu o en güçlü eşik olduğunu hatırlatan harika bir yazı olmuş. Aslı'nın hikayesi, karanlığın içindeki o asıl ışığın 'kendimize olan inancımız' olduğunu çok zarif bir dille özetlemiş. Emeğinize sağlık.
Hacer Alay dedi ki
10 Nisan 2026Hayat bazen bizi en dibe, kendimizi yeniden inşa etmemiz için gönderiyor. Aslı'nın o kırılganlıktan akademik bir kürsüye uzanan yolculuğu, cesaretin en somut hali. Çok ilham verici ve zarif bir anlatım, teşekkürler.
Öznur Sındıraç dedi ki
10 Nisan 2026Pek çok insana cesaret verebilecek bir yazı olduğunu düşünerek okudum. Tabii ki sıfır noktasına geldiği zaman insanın korkmaması mümkün değil ama bu kokuya rağmen ne yaptığımız nasıl adım attigimiz çok önemli. Bu eşikten atlayıp yukarıya doğru yükselmek çok kıymetli. Aslı bu kadar dibe vurmuşken eksiye de düşebilirdi . Niyetine ve azmine hayran kaldım . Elinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş devamının gelmesi dileğiyle🌹
Tülay dedi ki
10 Nisan 2026Attığım o küçük adım günde sadece 2 dakika yürümekti. Bunu sürdürdüğümde adımları arttırdığımda bağımlılıktan kurtulup özgürleşmiştim.
Sena dedi ki
10 Nisan 2026Gerçekten şuan içinde olduğun durum pek iyi gözükmüyordu ama iyi olan bir şey var bu durumdan rahatsızlık duymuş bir kalp ve doğru yönteme yüzünü dönmüş samimi bir niyet.. herkes karanlıklardan geçer ama herkes yüzünü aydinliğa çevirmez... Kaleminize sağlık 🌸
Amire dedi ki
11 Nisan 2026Geçmişi bırakmadan ileri gidilmiyor
Bazen en güzel başlangıç, sıfırdan bakabilmek
Asıl huzur, kalbi temizleyip yeniden sevebilmek 🤍Amire dedi ki
11 Nisan 2026Geçmişi taşıdıkça insan kendine bile uzaklaşıyor
Sıfır noktası dediğimiz şey, biraz da kendine dönmek aslında
Ben en çok burada insanın kendini bulmasını sevdim ✨Aygül dedi ki
11 Nisan 2026Hemen herkesin yaşadığı hayat bu.İnsan bu dünyaya imtihan için gelmiştir.Hayatımızda bazen olumsuzluklar üst üste gelir kendimizi bir çıkılmazin içinde hissederiz ama olan şu ki kötü yaşantılar hep devam edeceği anlamına gelmiyor her kötü olayın,yaşantının sonunda mutlaka güzel yaşantıların geleceği vardır.Önemli olan bu hayatta yanlışlarimizdan ve yaptıklarımizdan ders çıkarıp geçmişe takılı kalmamaktir.
Fatime dedi ki
11 Nisan 2026Çok güzel bir yazı kaleminize sağlık..
Gerçek hayat, her şeyin bittiğini sandığımız o sıfır noktasından sonra başlar. Acı sadece canımızı yakmaz; öğretir, olgunlaştırır ve en önemlisi özgürleştirir.Gerçekten çok anlamlı...Amire karakuş dedi ki
11 Nisan 2026İnsan ilk başta kendini tanımalı kendisiyle yüzleşmeli İnsan herşeyini kaybedebilir ama benliğini kaybetmemelidir.Sıfır noktası bir son değil bir başlangıçtır.İnsan düştüğünde tekrar ayağa kalkıp adımlarını sağlam bir şekilde atıp hayatta dimdik tutunabilmesi önemlidir
Elif dedi ki
13 Nisan 2026Sıfır noktası yeni bir başlangıçta yada her şeyin yeniden başlaması gerektiğinde ümitle çabalamayla geçiliyor yeter ki çaba göstermeye devam etsin insan
Gülcan Mahmutoğlu dedi ki
11 Nisan 2026Öncelikle kaleminize emeğinize sağlık.Bu hikayeyi okuduğumda aslında hepimizin başına gelmiş veya gelecek bir olay olduğunu hatırlamak isterim. Kendimi gördüm bazı noktalarda o yüzden açıkçası biraz duygulandım.İnsan, hayatının bitti dediği o" sıfır noktasından" tekrar eski haline gelmesi zor olsa da kendine olan inancı ve güveniyle aydınlığa yine çıkabiliyor. Önemli olan burada pes etmemek ve ümidini kaybetmemektir.
Mevre dedi ki
12 Nisan 2026Sıfır noktası dediğimiz yerin aslında vazgeçiş olmadığını tekrar hatırlatan muhteşem bir yazı.
Kaleminize sağlık 🌷En parlak yıldızlar zifiri karanlıkta açığa çıkar.
Çünkü hayatımızın en iyi versiyonunu yaşamak mümkün. Öyleyse ümidimizi kaybetmeden, ümit var olmalıyız.
Münire dedi ki
11 Nisan 2026İnsan her şeyini kaybedebilir ama kendini kaybetmemeli…
Mustafa Dırtuluk dedi ki
11 Nisan 2026Başlamak için bazen yitirmek gerekli. Kaleminize sağlık.
kpncmtly dedi ki
12 Nisan 2026Önemli olan burada pes etmemek ve ümidini kaybetmemektir.
Tuba dedi ki
12 Nisan 2026Eline kaleminize sağlık.
İnsan hayat çizgisi üzerinde olduğu müddetçe sıfır noktası yeni başlangıç demektir, tıpkı yeni doğmuş bir bebeğin herşeyin sıfırında yani başlangıcında olduğu gibi..Eda dedi ki
12 Nisan 2026Bu yazı gerçekten çok derin ve ilham verici. “Sıfır noktası”nın bir son değil, aslında yeni bir başlangıç olduğunu bu kadar güzel anlatmanız insanın içini umutla dolduruyor. Aslı’nın hikayesi, en karanlık anların bile insanı yeniden inşa edebileceğini çok güçlü bir şekilde hissettiriyor. Emeğinize sağlık, gerçekten çok etkileyici
Semra Mahmutoğlu dedi ki
12 Nisan 2026Hayatta bir çok kez son sandığımız olaylar olmuştur . Her defasında da o parlak ışık gelip yolumuzu aydınlatmıştır. Yeterki o Allah'a karşı umudumuzu yitirmeyelim. O ışık her zaman gelecektir
Arzu ay dedi ki
13 Nisan 2026Bazen en dibe vurduğumuzu sandığımız anlar aslında yeniden ayağa kalkmanın başlangıcı oluyor. Yalnızlık, kayıp ve hayal kırıklıkları insanı çok yorsa da, içimizde yeniden kurma gücü hep var. Bu yazı, karanlığın içinde bile umudun filizlenebileceğini çok güzel anlatmış. Okuyan herkesin kendinden bir parça bulacağı, düşündüren bir içerik.
Fatma Şengül dedi ki
13 Nisan 2026Aslı zaten en dibe vurmuştur.Artık düşecek yer kalmaz bundan sonra her adımı onu yukarılara taşıyacaktır.Edinilen her tecrübe daha dayanıklı bir hayat inşa etme şansı verir.
Ş.aksoy dedi ki
13 Nisan 2026Bir çiçekle bahar gelmez ama her bahar bir çiçekle başlar... Kaleminize, gönlünüze sağlık...
Öznur dedi ki
14 Nisan 2026Hayatta hep kazanmak diye bir şey yok inişler çıkışlar var hayatımızda. İşte bu zamanda neye rağmen ne yaptığımız çok önemli. Küçücük gibi gördüğümüz bir hamlenin hayatımızı nasıl değiştirebileceğine çok güzel bir örnek olmuş kaleminize sağlık
Sinem dedi ki
14 Nisan 2026Tohumun toprağa düştüğü yer değil midir yeniden başlanılan yer… bir toprak lazım bir de su… e nede olsa yolda kalmaya gelmedik, yol almaya geldik bu hayata… kaleminize sağlık çok güzel bir yazı🌷
Fatma sena dedi ki
14 Nisan 2026İnsana umut olabilecek bir hikâyeye tanıklık ettiğimi hissettim. İnsan en dibe yaklaştığında korku kaçınılmaz oluyor ama asıl farkı o korkuya rağmen atılan adımlar belirliyor. Tam o kırılma noktasında vazgeçmek yerine yönünü yukarı çevirebilmek gerçekten çok kıymetli. Bu kadar zor bir yerden yeniden güç bulup ilerlemeniz takdire şayan. Kararlılığınız ve inancınız ilham veriyor. Emeğinize sağlık.
Faydalı içerik dedi ki
14 Nisan 2026Rakamsal karşılığı etkisiz olan bir sayı…
Bir başka takamın yanına geldiğinde ise onu anlamlandıran yada isimlendiren sayı…:)
Tıpkı hayat içerisinde birinin yanında sen yoksun… Kendi öz benliğinde hayata kendini gösterme çabası sarf ederken…
Bir anda yeniden hem kendine hemde bir başkasına verdiğin kararın adı…
Bir karardan Vaz geçtiğinde yerde, iki karar vermenin başlangıcı oluşuyor…
Sıfır dışardan etkisiz , aynadan bakınca anlamlı olmaya başlandığında anlarsınız…
Bengü dedi ki
14 Nisan 2026Ne kadar da güzel anlatmış Aslı sıfır noktasını . İnsan duygularını karıştırdığında ve kendinden vermeye başlayıp almayı bıraktığında bir zaman geliyor ki elinden herşey uçup gitmiş . İşte burda kendini seç diyor hayat hadi kalk aynadaki kim ueniden tanış onunla . Teşekkürler Aslı kendini seçtiğin için yanlış olanın sen olmadığını anladığın ve hatalarını anlayıp doğrudan vazgeçmediğin için . Yazınız çok güzeldi emeğinize sağlık
Neriman dedi ki
14 Nisan 2026Bazen insan kaybettiğini zannettiği zaman kazanır, bunu sonrasında öğrenir. Geride kaldığında da kazananlar gibi…
Nasıl bir oku en ileriye atabilmek için çok geriye çekmek gerekiyorsa, insanın sıçrama noktasıda burası olabiliyor.
Çok etkileyici, düşündürücü bir yazı olmuş… Kaleminize sağlık.Sibel O. dedi ki
15 Nisan 2026İnsan sıfır noktasından gerçekten tekrardan ayağa kalktığında eskisinden çok daha güçlü oluyor inanmamız gereken tek şey kendimiz. Çok güzel bir makaleydi ellerinize sağlık.
Aleyna Nur dedi ki
15 Nisan 2026Hayatta insanın başına her şey gelebiliyor bazen gerçekten tam sıfır noktasından dönebiliyor bunu başarmak tamamen kendinle alakalı inandığımız sürece kendimize yapamayacağımız hiçbir şey yok. Hayat devam ettiği sürece çabamız var sa sonuçlar hep iyi oluyor. Kaleminıze sağlık
İffet dedi ki
15 Nisan 2026Emeğine kalemine sağlık. Evet bazen hayalini kurduğun şeyler için çabalar çabalar çabalar durursun. Kendinden verdiğin o tavizlerle gerçek oluyor zannedersin. Tavizler ah o tavizler bir bakmışsın ki artık seni en dibe çekmiş. Ve sen aslında inşa olduğunu zannettiğin herşeyin bir gecede sanki dibine dinamit konmuş gibi patlayıp yıkıldığını ve hayatının alt üst olduğunu görürsün. O dipteyken işte o sıfır noktasındayken sana ümit var olmayı hayatının altının üstünden daha iyi olup olmadığını nereden bileceksin ki dedirten o yıldızların en parlak olduğu en karanlık gecede hatırlatana şükürler olsun. İşte bu yazı bana en sevdiğimi hatırlattı ve beni öyle bir yere götürdü. Teşekkür ederim. 🌸
Eda Şakar dedi ki
16 Nisan 2026Yeni doğmuş bir kuzu yeni dünyaya gelmiş ama gayretiyle hayata uyum sagliyor. Her yeni baslangic yeniden dogmak gibi yeter ki umit var olup gayret etmektir.
Nur Çalımfidan dedi ki
15 Nisan 2026''Korkusuna rağmen cesur davranıp o adımı atabilmek '' ne çok kıymetli.
Kaleminize emeğinize sağlıkSeher Meriçersin dedi ki
15 Nisan 2026Sıfır noktası bence bir ümütsizlıktir insan asla hiç birşeyden ümidini kesmemelidir.var oluşu düşünüp ümidimizi diri tutabiliriz.bitti dediğin yerden herşey yeniden başlar ümit var oldukca.
Dilan Akbay dedi ki
15 Nisan 2026Hayatta bazen olumsuzluklar üst üste gelir. Ve her insan da Aslı gibi bunun üstesinden nasıl geleceğini düşünüp durur. Aslı gibi harekete geçmezse daha da dibe batabilir. Bu hikayeden de anlıyoruz ki sabit olan herşey düşmeye mahkumdur. O olumsuz durumun içinden çıkmak için hareket geçmeliyiz…
Hülya İ dedi ki
18 Nisan 2026Kaleminize sağlık🌸
Zıplamak için öncelikle dibe baskı yapar insan…elif dedi ki
18 Nisan 2026İnsan bu hayatta kalabalıklar içinde kendini yalnız hisseder herkes vardır ama seni anlayan yoktur mesele kişilerin çok olması değil aslında. yada yediğin redler hayırlar kapan kapılar işte seni olgunlaştıran güçlendiren şeyler bunlar. ne güzel bir cümle insan herşeyi kaybedebilir ama kendini kaybetmemeli
Aisha dedi ki
22 Nisan 2026Geçmişte yaşadığım zorluklar, acılara da şükrediyorum. Kendi sınırlarımı görmemi ve güçlü kalabilmemi sağladı.
FİGEN AYDIN dedi ki
22 Nisan 2026''En parlak yıldızlar zifiri karanlıkta açığa çıkar.'' Ne güzel söz. En bitti dediğimizde küçük bir adım atarak başladığımız yer geri dönüp baktığımızda iyi ki dediğimiz hayatın içinde var olduğumuzu ilerlediğimizi gösteren yerler. Emeğinize sağlık.
Feyza dedi ki
22 Nisan 2026Sıfır noktası, bitti dediğimiz yer. Bunu bir çoğumuz yaşamıştır, çok zor görünse de, kendine güvendiğin an, işte o an oluyor. Zor görünse de oluyor, doğru teknikleri bularak ve küçük adımların kıymetini anlayarak.
Hatice O dedi ki
22 Nisan 2026Tam bitti dediğimiz yeri geçtiğimiz de daha iyi olduğunu görüyoruz
Zeliş dedi ki
23 Nisan 2026çok güzel bir yazı
Hande Elbastım dedi ki
23 Nisan 2026Her şey bazen kötü duruma düşebilir ve o durumda ayağa kalkıp bir şeyler başarmak lazım harekete geçen kimseyi depresyon yakalayamaz. Kaleminize sağlık...
Ayşenur dedi ki
23 Nisan 2026Bittim dediğin anda yeni bir öykünün tam da vakti olsa gerek.. Yazar sensin hikaye senin yeniden dipdiri gelişmiş bir sen ile kalemi doğrultma zamanı sıfır noktası..
Kaleminize sağlık
Kuzey dedi ki
25 Nisan 2026Güzel bir aktarım olmuş, teşekkürler 👏
Sorduğunuz soruya istinaden; sıfır noktasındayken attığım ilk adım bundan daha kötü ne olabilirdi deyip ayağa kalkmak ve tekrardan inşa etmeye başlamak oldu. Asıl kaybedecek hiçbir şeyin olmadığında o bütün üstüne eklediğin etiketler gittiğinde gerçek gücünü fark ediyorsun.
Beto dedi ki
23 Nisan 2026Sıfırdan bir mi olmak ister insan yoksa hiç mi olmak ister ? Her sınanış kendini gerçekleştirmek için olan bölüm sonu canavarı gibi geçtiysen kendin oldun geçemediysen game over
Nihal dedi ki
23 Nisan 2026Sıfır noktası , gerçek senle tanışmak için mücadeleni başlatacağın yer.
Yaşadığın acılarla edindiğin tecrübe ve kazandığın olgunluk, seni gerçek kimliğine yaklaştırıyor. Emeğinize sağlık..KÜBRA dedi ki
23 Nisan 2026“Düştüğün yer, belki de ayağa kalkacağın en sağlam zemindir.”
Ayse C. dedi ki
23 Nisan 2026ilk baharin gelisi gibi...
Esra dedi ki
23 Nisan 2026“Bana muhtaçsın” cümlesi beni çok etkiledi . İnsan kendi ihtiyacını bile karşılamaktan acizken bir başkasını kendine muhtaç kılmak ne iddialı, ne cahilce cesur bir cümle . Sahip olduğun neye güveniyorsan , atalarımızın dediği gibi ; güvenme güzelliğine bir sivilce yeter, güvenme varlığına bir kıvılcım yeter.
Düşmek, kalkmanın başlangıcı. Korkmamalıyız düşmekten …Dilara dedi ki
25 Nisan 2026Düştüysek kalkarız hayat bu ya bazen düşeceğiz bazen kalkacağız önemli olan düştüğünde kalkabilecek güce sahip olduğumu bilmem..
Kübra Altıntop dedi ki
30 Nisan 2026geri dönmek bazen konforlu gibi görünse de aslında insanın kendinden vazgeçmesi anlamına gelebilir...
Sibel dedi ki
4 Mayıs 2026Her şeyi yıkip yeniden inşa etmek... deniyime donusturerek sebep sonuç iliskisi kurarak ve daha güçlu. Kaleminize saglik 🤗
Betül dedi ki
4 Mayıs 2026En parlak yıldızlar zifiri karanlıkta açığa çıkar.
İnsana ümit veren bir gerçeklikFeyza dedi ki
7 Mayıs 2026Kuyunun dibini görmek sonra zirveye çıkmanın işareti oluyor bazen.
Sümeyye Sezer dedi ki
9 Mayıs 2026Sıfır noktasına geldiğinde insan gerçekten çok çaresiz hissediyor ancak ümidini yitirmezsen hareket edersen tekrar ayağa kalkabilirsin.
