
HAYATI KAÇIRMAK
İnsan hayatın içinde genellikle nereye gittiğini tam bilmeden, geç kalmaktan korkarak, bir yerlere yetişme çabasındadır. Çoğu kararını böyle alır. Durmadan, bakmadan, anlamaya çalışmadan, gösterilen işaretleri göremeden. Sanki durursa her şey dağılıp bozulacakmış gibi… Acele etmezse hayatı kaçıracakmış gibi… Oysa insan, acele ettikçe söylenenlerin ardındaki söylenmeyenleri duyamaz. Bakışların içindeki tereddüdü göremez. Bir cümlenin arasına sıkışmış uyarıyı anlayamaz. Sonra bir gün, hiç beklenmedik bir anda “Nasıl oldu da buraya geldim?” sorusuyla kala kalır.
Burcu için de böyle olmuştu.
Hayatı boyunca hep hızlı yürüdü, hızlı karar verdi. Çoğu zaman durup düşünmeden seçimler yaptı. İlişkilerinde, eğitiminde ve özel hayatında karşısına çıkan işaretleri irdelemeden yoluna devam etti. İnsanları yeterince tanımadan onlara bağlandı. Söylenenlerden söylenmeyenleri fark edemedi. Bu aceleci tavrı, zamanla ilişkilerindeki küçük ama hayati detayları kaçırmasına neden oldu.
O gün de her zamanki gibi merdivenleri hızlıca çıktı ve nefes nefese eve girdi. Mutfaktan taze tarçın kokusu geliyordu; annesi torunları için kurabiye yapıyordu. Hayat önüne fark etmesi için küçük bir işaret bırakmıştı ama Burcu çocukları ve annesi ile geçireceği o minik zamanın kıymetini fark edemeyecek kadar meşguldü.

O, hep sadece sonuca odaklananlardandı. Henüz bir çocukken annesinin elini bırakıp koşmuş, düşüp kolunu kırmıştı. O gün yaşananlar basit bir kaza gibi görünse de aslında hayat boyu tekrar edecek bir davranış kalıbının ilk işaretiydi. Okulda soruları sonuna kadar okumadan cevaplaması, üniversite tercihlerinde ailesinin tecrübesine kulak asmaması, arkadaşlıklarında yeterince tanımadığı kişilere erkenden güvenmesi... Dinlemeden verilen tepkiler ve anlaşılmadan söylenen sözler, zamanla kopan bağları da beraberinde getirdi. Telafi ise ya hep gecikti, ya da hiç gelmedi. Üniversitede tanıştığı Kenan’la üç ay içinde evlenme kararı alması da bu aceleciliğin bir sonucuydu. Annesi onu durması için uyarmış, beklemesini söylemişti ama Burcu yine dinlemedi. Dört yıllık evliliğin sonunda elinde kalansa iki çocuk ve büyük bir yorgunluk oldu.
Nihayet o gün koltuğuna oturup geçmişi düşündüğünde gerçeği fark ediyordu. Hayat uzun bir yoldu. Yolun kenarında insanlar, anılar, küçük mutluluklar ve uyarı levhaları vardı. O ise durup bakmak yerine hep koşmuştu. Oysa asıl mesele bir yere varmak değildi. Yolda yaşananlar, fark edilenler ve kaçırılmaması gereken anlar olduğunu ise şimdi anlıyordu.
İnsan acelecidir; hayatta düşünmeden, irdelemeden, savrularak koşar. Sürekli bir şeylere yetişme telaşıyla, yolculuğun tadını çıkaramadan yıpranır. Durup düşünmeden yaptığı her seçimle, hayatın ona sunduğu işaretleri ıskalar. Oysa asıl marifet; işaretleri görebilmek, doğru seçimlerle kaliteli ilişkiler kurabilmektir. Önemli olan yolda zarar görmeden, keyifle ilerleyebilmektir.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 1 tepki
Yorumlar (80)
Sevil Çerçi dedi ki
9 Şubat 2026Zaman öyle çabuk geçiyor ki... Geriye dönüp baktığımızda yaşadığımız 50 yıl bile birkaç saatmiş gibi geliyor, sanki hiç öyle uzun uzun yaşamamışız gibi... O zaman bu hayatta ne istiyorsun? Yaptığın şey yaşamaya değer mi? Seni daha üste taşır mı? Ne kadar üste taşır? Yoksa seni batırıyor mu?
Ayşe Nur dedi ki
2 Nisan 2026İnsan hayat temposunda zamanın nası geçtiğini anlamıyor hayatın kaçtığını bi şeyler ters gidip hayat hep aynı olunca fark ediyor ya da ettiriliyor elinize sağlık yazınız çok başarılı
Aynur Ö. dedi ki
11 Şubat 2026Bir şeye er başlıyor olmak güzeldir. Ama acele etmenin, hızlı ve düşünmeden harekete geçmenin sonu genelde hüsrandır. O duygu yoğunluğunda alınan kararlar sonrasında deri pişmanlıklara sebebiyet verir. Güzel bir yazı olmuş, kaleminize sağlık:)
Ayse C. dedi ki
13 Şubat 2026Aceleci olmak yerine düşünerek ilerliyor olmak hayatta bize çok şey kazandırır. Hatalarımızın büyük çoğu düşünmeden, sonuç isteğimizle sabırsız davranmamızdan kaynaklıyor… :)
Gülcan dedi ki
13 Şubat 2026Bu harika yazıyı okuyunca şöyle bir geçmişi gözden geçirip üzerinde uzunca düşündüğüm bir yazı olmuş…Tebrikler 👏🏻👏🏻👏🏻♥️
Narin dedi ki
13 Şubat 2026Çok güzel bir yazı,emeğinize sağlık!
Hayatı ıskalayan o Burcu’lardan biri olarak söylüyorum-umarım yazınız bir çok insana ulaşır!Umarım bu güzel yazının üzerine düşünüp,anlar ve kendileri için en doğru kararı,acele etmeden verirler!
Doğru işaretleri ,doğru zamanda sayenizde görmeleri ümidiyle!Nermin K. dedi ki
16 Şubat 2026Aceleci yapıda biri olarak söylüyorum sonuç sadece yorgunluk. Doğru iz ve işaretleri zamanında görüp, anında farkına vararak mutlu hayatı kaçırmamak ve yaşamak ümidiyle
Esra dedi ki
16 Şubat 2026Herşeye hızla hareket etmemi bekleyen müşterileriye olan tepkim geldi aklıma😂
Acele işe şeytan da karışır başka kişilerde karışır ...Aklın da karışır,duyguların da karışır..
Olur sana ortaya karışık bı hayat.Zaman ne kadar da olması gerektiği gibi ilerler aslında .Fulden dedi ki
16 Şubat 2026O ışıltılı dikkat tabelası tamda önümüzde duruyordu halbuki ... Gerçeklerimizden koşarak uzaklaşırken göremedik ... Artık görebilmek ve keyfini çıkarabilmek dileğiyle ... 🌸
Evrim dedi ki
17 Şubat 2026Acelecilik... Düşünmeden, irdelemeden alınan kararlar... keşkeler...
Hayat yolculuğundaki o uyarı levhalarını görebilmek, anlayabilmek ne kadar da büyük bir konfor aslında.
Her birimizin hayatından kısa bir kesit var bu yazınızda.
Kaleminize sağlık..sergüzar dedi ki
21 Şubat 2026Oysa asıl mesele bir yere varmak değildi. Yolda yaşananlar, fark edilenler ve kaçırılmaması gereken anlar olduğunu ise şimdi anlıyordu...
cok guzel bir makale bize de tekrar yolculugun esas oldugunu hatirlatti
Tuğba Meclis dedi ki
19 Şubat 2026Hayatı ıskalamamak için de yavaşlamak gerekiyor
Serhat dedi ki
23 Şubat 2026Hayatın yüksek hızda gitmesi bir çok ayrıntıyı gözden kaçırmaya sebep oluyor. Bu yazı ile bunları tekrar hatırlayıp duraklamak bile gelecek için doğru davranmamızı sağlıyor. Ellerinize sağlık.
Öznur Sındıraç dedi ki
24 Şubat 2026Duygularımız…. evet tabii ki önemli çok önemli ama kararlarımızı alırken aklımızın daha önde olması gerekiyor🌸Daha sonra duygularımızın aklımıza eşlik etmesi doğru kararlar aldırabilir🌸
Evlilik gibi önemli kararlarda niye acele ederiz, duygularımıza yeniliriz ki😞
Emeyinize sağlık beni çok uzaklara götürdü.ESRA dedi ki
24 Şubat 2026Aceleci olan İnsanoğlu mutlu ve başarılı olmanın sırrını koşmak zannediyor hayatın içersinde. Durmaksızın koşarken ne kadar çok şeyi kaçırdığını ne geç anlıyor....
Daha çok şey yapacağım, daha çok şeye dokunacağım derken aslında hiçbirşeye temas edemediğini görüyor insanoğlu.
Anne olmuşum ama aslında sadece anneliğin gereklerini yapmış tamam buda bitti şimdi ne var sırada deyip koşarken hiç anne olamamışım, yada daha doğru bir ifadeyle annelik bana hiç temas etmemiş.
Anı biriktireceğim diye fotoğraflar çekerken aslında minik yavrumun o minicik ve bana uzanan anne dur , beni gör deyişlerini duymamışım .....
Ne güzel aynalık yaptınız hayatımıza bakışımıza, kaleminize sağlık.....Derya dedi ki
26 Şubat 2026“Çocukları büyütmeye çalışırken ben” 🥹
Baktığım yeri göremezdşm hızlı iken… kaldı ki cocugun ihyscını anlamak, onunla temasta kalmak vs… fakat yavaşlayınca, herşeyin ahenk içinde oluşunu görebildim bir parça, ve ben de artık o ahengin bir ucu bir parçasıyım 🥰Havva Mutlu dedi ki
26 Şubat 2026Öncelikle bir nefeste okuduğum bu yazı için tebrik ediyorum. Tam da anlattığınız gibi insana dış dünyadan mesaj apaçık gelmeyebilir. Algılarımızın açık olması gerekir ki aktarılanı algılayabilelim. Evet hayatta hiçbir şey birdenbire olmuyor. Her olay olmadan önce işsretini veriyor değil mi? 👍🌺
Hatice Yıldırım dedi ki
26 Şubat 2026Kaleminize sağlık,
Umarım hayat uolculuğunda acele edip te hayatı kaçıranlardan olmayız..Nur Çalımfidan dedi ki
26 Şubat 2026''Oysa asıl mesele bir yere varmak değildi. ''
Hayatın içerisinde alel acele sadece sonucuna ulaşmayı önemsediğimiz ama önemli ve kıymetli olanın yolda yaşadıklarımız, öğrendiklerimiz, deneyimlediklerimiz ve gelişmemiz olduğunu bir kez daha hatırlattı .Emeğimize sağlık.
Ayşe dedi ki
27 Şubat 2026Uyarı levhalarını görmek için uygun hızda gidiyor olmak gerek.Acelecilik insanı bencil ve tahammülsüz yapıyor…
Güzel bir yazı kaleminize sağlık 🪷Yasemin kaya dedi ki
28 Şubat 2026Hayattı yaşarken hayatının bize ne mesaj verdiğini ne öğretmek istediğini pas geçiyoruz.
Sonrada hayat o öğrenmemiz gereken şeyi öğrenememiş icinnrekrar fırsat veriyor bense diyorum hayat ne kadar zor:))Nur Melek Halil dedi ki
28 Şubat 2026Durup düşünmediğimiz, kaybettiğimiz yerleri gösteren ne güzel bir yazı. Kaleminize sağlık.
Dilan Sayan dedi ki
6 Mart 2026İnsan düşünmeden hareket ettiği her yerde yanılmaya, üzülmeye çok yakın. Yanlış verdiğimiz her karardan sonra içten içe bu cümleyi söyleriz kendimize keşke biraz daha düşünseydim…
Her an düşünebilenlerden olmak dileğiyle..Cananyigin dedi ki
25 Mart 2026İlişkilerde ustalık dersi iletişim şeklimi ve olaylara bakış açımı dönüştürdü.
Kendimi ifade etme ve karşı tarafı anlama konusunda çok değerli farkındalıklar kazandım Kesinlikle tavsiye ederim…Deidre dedi ki
26 Mart 2026My partner and I stumbled over here cߋming from a different website and thoᥙght I may as well check thingѕ out.
I like what I see so now i am foll᧐wing you. Look forward to going over your web page yet agaіn.My blog post; <a href="https://fintechbase.icu/" rel="nofollow ugc">digital banking</a>
Şeyma dedi ki
1 Nisan 2026Ne garip insan bir şeyleri kaçırmamak için hızlanıyor oysa ki hızlandığı için herşeyi kaçırıyor.
Ramazan Altıntop dedi ki
1 Nisan 202654 yıllık hayatımda, bazen durmam gereken yerde durmadım, bakmam gereken yerde bakmadım… ve bazı şeyleri geç fark ettim.
Ama şunu da öğrendim:
Hayat sadece varmak değil, fark etmektir.
Bazen yavaşlamak, aslında en doğru adımdır.Leyla Altıntop dedi ki
1 Nisan 2026Şöyle geçmişe baktığımda kaçırdığım çok şeyler var ,ama bu eğitimlerle farkındalık oluştu çok şükür, kaleminiz var olsun
Tuğba Erkan dedi ki
1 Nisan 2026Hayat herşeyi yapacak kadar uzun değil…
Ama doğru yaşamak önemliHavva Mutlu dedi ki
1 Nisan 2026Yazıyı okurken tam da boş boş koşturduğunu fark eden oldu mu benim gibi? Çoğu zaman bir telaşla kafandaki işi bitirmek istersin. Ama yaptığın şey gerçekten doğru mu diye düşünmeden… Farkındalığımızı ortaya çıkaran bu güzel yazı ilaç gibi geldi🙏🏼🌸
bedia oral dedi ki
1 Nisan 2026Hayatı Kaçırmak” yazınızı büyük bir dinginlik ve içsel sorgulamayla okudum. Modern hayatın hızına kapılmış hepimizin içine düştüğü o görünmez telaşı ne kadar derin ve sade bir dille anlatmışsınız…
Burcu’nun hikâyesi aslında çoğumuzun hikâyesi. Koşarken fark edemediklerimiz, duymadıklarımız ve belki de en çok da hissetmeden geçip gittiklerimiz… Yazınız, insanın kendi hayatına dışarıdan bakmasını sağlayan güçlü bir ayna gibi.
En etkileyici yanı ise verdiğiniz mesajın yalın ama sarsıcı olması: Hayat bir varış noktası değil, fark edilmesi gereken bir yolculuk. Bu gerçeği hatırlatırken ne yargılıyor ne de öğretiyorsunuz; sadece fark ettiriyorsunuz… Ve bu, bir yazı için çok kıymetli bir ustalık.
Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Bu yazı, aceleyle geçen günlerimize küçük ama çok anlamlı bir “dur” demeyi başarıyor.
Mustafa K. dedi ki
2 Nisan 2026Zaman hepimiz için aynı fakat biz onu acele ederek ve karar verirken daha sakin davranırsak görmemiz gerekeni görür ona göre kararlar veririz. Hayatı kaçırmamak için acele etmeye gerek yok. Önemli olan hayatın anlamına odaklanmak. Ellerinize sağlık 🌺
Nermin K dedi ki
2 Nisan 2026Zaman hepimiz için aynı fakat biz onu acele ederek ve karar verirken daha sakin davranırsak görmemiz gerekeni görür ona göre kararlar veririz. Hayatı kaçırmamak için acele etmeye gerek yok. Önemli olan hayatın anlamına odaklanmak. Ellerinize sağlık 🌺
Burcu dedi ki
2 Nisan 2026Farkındalık oluşturan bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık.
İnsan bazen hayatındaki hızın içerisinde kayboluyor. Aslında durup düşünmek, seçimlerimizi iz ve işaretleri görerek yapmak gerçekten birçok şeyi değiştirir.Fatih dedi ki
3 Nisan 2026İnsan sakinleşip yavaşladığında olayların önündeki buğuyuda kaldırmış oluyor. Hayatı kaçırmamak, kaliteli yaşamak için farkındalık şart.
Merve Karakuş dedi ki
6 Nisan 2026Nereye kadar bu telaş,
Hayat koşarken yürü diyor bize yavaş yavaş.
Ömür dediğin ince bir kumaş,
Bir bakmışız yıllar geçmiş, bitmiş telaş..Kaçırıyoruz farkında olmadan bir daha tekrarı olmayacak anılarımızı.
Akıp gidiyor durduramıyoruz zamanımızı
Okumak İyi geldi durup düşünmek için bu kıymetli yazınızı
Çok geç olmadan farkına varırız umarım bu yanlışımızın..Kaleminize sağlık 💐💞
FATMA A dedi ki
6 Nisan 2026Gerçekten öyle acele davranmak vakit kazanmak değil çoğu zaman kaybetmek olabiliyor, yeterince anlamak,dinlemek,deneyimlemek insanı hem daha mutlu yapıyor,hemde ilerisi için ön görüsü oluyor
Hande Elbastım dedi ki
7 Nisan 2026Farkındalık yaratan güzel bir yazıydı elinize sağlık 👌🏻
Aslı dedi ki
7 Nisan 2026Tüm koşturmaların içindeyken kendimize dışarıdan bakabilmek gerek. İşaretler hep var ama yolda ilerlemek doğru yolda ilerlemenin önüne geçiyor çoğu zaman.
Çok güzel bir yazı olmuş, farkındalık için teşekkürler.Zeliş dedi ki
7 Nisan 2026Çok güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık 🙏
Özlem dedi ki
7 Nisan 2026Aceleyle koşuyor gibi görünüyoruz ama aslında neyden kaçıyoruz..? Neden daha az irdeleyerek karar verme peşindeyiz, ya da hızlısından sonuca ulaşmak niyetimiz. Üstüne düşünülmesi gereken güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık
karbeyaz dedi ki
9 Nisan 2026Ah insan ah aceleci insan....
Sevim A. dedi ki
9 Nisan 2026Kaleminize sağlık bu güzel yazıyı okuyabilmek çok güzel hissettiriyor.
Beyza Aydın dedi ki
9 Nisan 2026Evet ‘hayatı kaçırmak’.Toplu taşıma kullanırken bile hayatı kaçıyoruz.Yola değil varacağımız yere odaklanıyoruz halbuki bi camdan baksakda gökyüzünü , insanların o telaşını ya da yağan yağmurun güzelliğine baksak yolda varışta bize keyif verir,yaşadığımızı hissettirir.Asıl lezzet yolun sonunda sanıyoruz ama yolun sonundaki lezzeti yolda aldığımız yaşadıklarımız gördüklerimiz besler.
Anıl dedi ki
9 Nisan 2026Yazıyı okuyunca insan bir geçmişe gidiyor:) Aceleci davrandığı yerler ve işaretleri görmediği için yanlış verdiği kararlar...
Bazen zamanı geriye almak geçer içimizden. Ama aslında süre devam ediyorken hiç bir şey için geç sayılmaz...Hanife dedi ki
9 Nisan 2026O kadar haklı bir yazı ki… Şimdiye kadar hayatım, kaçırdıklarımdan ibaretmiş gibi geliyor. Eline sağlık, gerçekten harika olmuş. ✨🌸
Beyzanur dedi ki
9 Nisan 2026Hızlı olma ve aceleci davranma çabamız bizleri muhakkak bir şeylerden eksik bırakmaya ve doğruyu göremememize sebep olacaktır. Kaleminize sağlık..
Sema dedi ki
9 Nisan 2026Acele etmek, insanı yoldan çok sonuca bağlar. Oysa hayat bir varış değil, bir yolculuktur. İzler ve işaretler çoğu zaman sessizdir; hissedersin ama fark etmek için yavaşlamak gerekir.
Önemli olan hızlı gitmek değil, yolda kalabilmektir. Çünkü doğruyu bulan, acele eden değil; dinleyen ve anlayandır.
Sema dedi ki
9 Nisan 2026Acele eden, yolun verdiği işaretleri kaçırır. Oysa hayat bir varış noktası değil, fark ederek yürünmesi gereken bir yoldur.
Bazen küçük bir his, bazen içten gelen bir uyarı… Hepsi sana yön gösteren izlerdir. Onları anlayabilmek için yavaşlamak gerekir.
Çünkü önemli olan ne kadar hızlı gittiğin değil, işaretleri görerek doğru ilerleyebilmektir.
Sema dedi ki
9 Nisan 2026Yol sadece gitmek için değil, anlamak içindir. Acele eden, gördüğünü sanır ama çoğu detayı kaçırır.
Bazen yönünü değiştiren şey büyük olaylar değil, küçük izler ve içten gelen uyarılardır. Onları fark edebilen, yolunu da doğru çizer.
Çünkü mesele varmak değil; yürürken neyi gördüğün ve neyi anladığındır.
Sema T dedi ki
9 Nisan 2026Yol, hızla geçilecek bir şey değil; fark edilerek yürünecek bir süreçtir.
İzleri görebilen, yönünü kaybetmez.
Acele eden ise çoğu şeyi görmeden geçer.Dilek Akyürek dedi ki
10 Nisan 2026Yazıda insan kendinden çok şey buluyor. Küçük yaştan itibaren süregelen bu acele hali, en değerli şey olan zamanı çoğu zaman yanlış kararlarla tüketmemize neden oluyor. Sonra dönüp baktığımızda, pişmanlık bir ayna gibi karşımızda duruyor.
Bu hikâyede en çok farkındalık yaratan şey ise yeniden başlamak için önce hataları görmek, kendimizi keşfetmek ve biraz durabilmek gerektiğini hatırlatması. Bazen bir ağacın altında soluklanmak bile yeterli…
Çünkü insan ancak durduğunda kendini bulabilir ve ancak kendini bulduğunda doğru yolda yürümeye başlayabilir. Teşekkürler.
Dilek dedi ki
10 Nisan 2026Yazıda insan kendinden çok şey buluyor. Küçük yaştan itibaren süregelen bu acele hali, en değerli şey olan zamanı çoğu zaman yanlış kararlarla tüketmemize neden oluyor. Sonra dönüp baktığımızda, pişmanlık bir ayna gibi karşımızda duruyor.
Bu hikâyede en çok farkındalık yaratan şey ise yeniden başlamak için önce hataları görmek, kendimizi keşfetmek ve biraz durabilmek gerektiğini hatırlatması. Bazen bir ağacın altında soluklanmak bile yeterli…
Çünkü insan ancak durduğunda kendini bulabilir ve ancak kendini bulduğunda doğru yolda yürümeye başlayabilir. Teşekkürler.
Esra dedi ki
10 Nisan 2026Yazı çok akoci ve anlaşılır olmuş emeklerinize sağlık 💐💐Bu hayatta işaret okuyabilmek çok kıymetli .Farkedebilmek,Rabbimizin bize verdiği en güzel hediyelerden biri.Gelebilecek her türlü durumu önden anlayabilmek ve zararı en minimuma indirebilmek insan hayatı için çok değerli.Rabb bilincimizi açık etsin.
İ.A. dedi ki
12 Nisan 2026Yaşadığımız bu mükemmellikten oldukça uzak olan hayatta, küçük dünyamızı zihnimizdeki "Kusursuzluk"a ulaştırabilmek için haddinden fazla çaba gösteriyoruz. Hiçbir zaman mutlak iyiye ulaşamayacağımız halde hem de. Üstelik gereksiz uğraşlar verirken, orada olmadığımız sahneler için "Hayata geç kalmak" gibi basit bir ifade kullanıyoruz. Oysaki biz geç kalmıyoruz, düpedüz kaçırıyoruz. Yanlış kararlar veriyoruz, yanlış tercihler yapıyoruz... sonra da üstesinden gelmek için daha da yanlış şeyler yapıyoruz.
ESRA POLAT dedi ki
12 Nisan 2026Sonuç değil süreçten keyif alabilmek ve yolda olabilmekti asıl amaç. Oysa biz o kadar sonuca odaklandıkki süreci, süreçte bize sunulan yönergeleri, uyrıları göremez olduk sadece koşuyorduk, o kadar koşar oldukki doğan güneşi, ayı, mevsimleri, çocuklarımızın büyümesini, bazen sadece bir tarçınlı kurabiyeyi ve onun hissettirdiklerini göremez olduk. Bu değildi anlatılmaya çalışan , çok geç olmadan hepimizin fark edebilmesi dileğiyle.....
Eda dedi ki
13 Nisan 2026Aslında insanlar ufak tefek işlerinde bir şeyi yapmaktansa nasıl yapmatığını önemli olduğunu tercübe ediyor ama ders çıkaramıyor demek ki durup düşünse vakit kaybedeceğini düşünüyor ama tüm hayatını kazanıyor aslında. Durup düşünmemize vesile olanlara Selam olsun💕
Selda dedi ki
13 Nisan 2026Karar vermeden önce gözlem yapmak ve durup nefes almak çok kıymetli.. Hatta mümkünse zihni susturup içe dönmek …
Elif dedi ki
13 Nisan 2026Oysa asıl mesele bir yere varmak değildi. Yolda yaşananlar, fark edilenler ve kaçırılmaması gereken anlar… her gün günde 3 defa ilaç niyetine bir durup üzerine düşünmek gerek…
Sinem dedi ki
14 Nisan 2026Peki ya bundan sonraki günler? Peki ya yarın? Peki ya şimdi?
Elif Kirik dedi ki
16 Nisan 2026Neyi yaşadığın değil nasıl yaşadı ğin önemlidir bu hayatta .İnsan bir yemeği bile yerken sakin sakin yediğinde onun hazzı lezzeti bambaşka olur .
Yasemin H. dedi ki
16 Nisan 2026Hayatın hep bizi bir yerlere yetişmeye zorladığı bir dünyada, bu yazı durup nefes almanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor. Sonuca değil, yola odaklanmayı öğrenmek belki de en zor ama en gerekli ders.
Acısıyla tatlısıyla sürecin tadına varan için sonucun bir önemi olmuyor.Ela dedi ki
16 Nisan 2026İnsan, bir sonucu ne kadar çok isterse o sonuç ondan maalesef uzaklaşıyor. Yoldan keyif almak, sürece odaklanmak bizim için en iyi yöntem gibi.
Gülten Aktaş dedi ki
16 Nisan 2026İlminize emeğinize sağlık hocalarım:))
insan acelecidir basit işaretleri hayatında görmeyi verir. Ama işaretleri okuyabildiğinde tüm hayatı değişir basit ama gizli işaretlerRüveyda dedi ki
21 Nisan 2026Keşke durup o işaretlere kulak verebilseydik, keşke....
İlknur dedi ki
22 Nisan 2026Bu yazı bana şunu fark ettirdi: Ben de uzun süre sadece yetişmeye çalıştım, yaşadığımı sandım.Aceleyle aldığım kararlar yüzünden kaçırdıklarımı sonradan anladım.
Aslında mesele varmak değil, fark ederek yürümek. Yavaşlamak kayıp değil, gerçek kazanç.Nihal dedi ki
23 Nisan 2026Önemli olan yolu koşarak tamamlamak değil, yolda başımıza gelenlerle hayatımıza kattıklarımızla keyifle ve iyiliklerle yolu bitirmek.Tıpkı ömrümüz gibi..
Kaleminize sağlık, çok güzel bir anlatım…
Bengü Bilgiç dedi ki
23 Nisan 2026Kaleminize sağlık . Nasılda görmez oluyor insan , duymaz, anlamaz oluyor . Hep olsun diye uğraşan koşan , aceleci, sabırsız insan, nasılda kendinden kaçtığını kendini korumadığını , benliğini, anları ve anıları kaçırdığını fark edemiyor. Bu bir yarış değildi oysaki bu dününden daha iyi olma çabasıydı aradaki tek fark dününü anlamak ve ordaki deneyimlerden fayda sağlayarak iyiye ulaşmaktı . Keşke etrafıma daha dikkatli bakarak yürüseydim koşmadan önce . Teşekkürler
Ayşe dedi ki
25 Nisan 2026Hayatın bize sunduğu güzellikleri ve gönderdiği işaretleri algılayabilmek ve doğru seçimler yapabilmek için aceleci davranmamak çok önemli bence. Ama hayat o kadar hızlı akıyor ki bazen hepimiz bu tuzağa düşüyoruz maalesef. Geri dönüp baktığımızda da aslında ne kadar yanlış yaptığımızın farkına varıyoruz. Çok önemli bir konuya değinmişsiniz, kaleminize sağlık.
Sibel dedi ki
29 Nisan 2026Hayattaki isaretleri okuyabilmek ve hayati kaçormamak icin bazen yavaşlamak bazen de hizlanmak guzellikleri de beraberinde getirecektir. Cok guzel bir yazi olmuş.
Ayşe Du. dedi ki
30 Nisan 2026Hayatı doğru algılamak için bazen durup bir nefes almak gerekir. Hele ki duygularımız yoğunsa. Araya koyduğumuz esler hayat melodisini daha iyi duymamızı sağlar.
Kaleminize sağlık...🌺Öznur dedi ki
3 Mayıs 2026Çok güzel bir yazı olmuş. Aceleciliğin bize nelere mal olabileceğini çok net göstermiş elinize sağlık.
Evsen dedi ki
3 Mayıs 2026Aceleyle geçen hayatların aslında en değerli anları nasıl görünmez kıldığını çok güzel anlatmışsınız, kaleminize sağlık.
Esma dedi ki
4 Mayıs 2026Hız ve haz odaklı yaşamın handikapları çok güzel anlatılmış. Kaleminize sağlık...
Betül dedi ki
4 Mayıs 2026İnsanın en büyük yanılgılarından biri acele etmesi, sadece sonuca odaklanması. Ne de güzel anlatılmış
Hülya İ dedi ki
5 Mayıs 2026Emeğinize sağlık…🌸
Koşarak geçmek yerine levhalara bakarak yol almak insana kazandırır… fakat insan anlık kazanmayı tercih etmeye meyilli olduğu için toplam kazancına odaklanmaz…
Esma Akbay dedi ki
6 Mayıs 2026Hız ve hazın savurduğu bu dönemde soluklanmanın önemi ne de güzel anlatılmış.
Seda dedi ki
6 Mayıs 2026Oysa asıl mesele bir yere varmak değildi. Yolda yaşananlar, fark edilenler ve kaçırılmaması gereken anlar olduğunu ise şimdi anlıyordu. Kaleminize sağlık, düşünüp irdelemek soluk almak ne de kıymetli... Kaleminize sağlık...
Feyza dedi ki
7 Mayıs 2026Geç kalmamak ve acele de etmemek arasında bir denge. İçinde yaşadığın anı duyguyu fark edebilmek hissedebilmek, geçmiş ve geleceğin duygularından sıyrılıp anı düşünebilmek ne kıymetli…
noticias deportivas Entre Ríos dedi ki
8 Haziran 2026Great article.
