İnsan, bir sorunu çözemeden yenisiyle karşılaşır ve çoğu zaman bu sorunlar arasında sıkışıp kalmış hisseder.
Eylül de son birkaç aydır tam olarak böyle hissediyordu. Bir problemi çözemeden bir diğeri geliyordu. Çok sevdiği bir arkadaşını kaybetmişti; bu üzüntüyle nasıl başa çıkacağını, bu yokluğa nasıl alışacağını bilemiyordu. Arkadaşının kaybı onu derinden sarsmıştı ama bir yandan da hayatına devam etmek zorundaydı.
Her sabah olduğu gibi o sabah da erkenden kalkıp işe gitmek için hazırlandı. Şirkete varmak üzereyken müdüründen bir mesaj geldi: “Saat 10.00’da yanıma bekliyorum.”
Neden çağırmış olabileceğini düşündü ama kafası o kadar dalgındı ki üzerinde çok durmadı. İşlere başlamadan önce ayılmak için kahvesini aldı ve masasına geçip çalışmaya koyuldu. Saat 10.00 olduğunda müdürün oodasına gitti. Müdürü, şirkette küçülmeye gittiklerini ve yollarını ayırmak istediklerini söyledi. Müdür uzun uzun konuşmuştu ama Eylül’ün tek duyduğu, artık burada çalışmayacağıydı. O an Eylül’ün başından aşağı adeta kaynar sular dökülmüştü.
Nasıl olurdu? Bu hiç beklemediği bir haberdi. Zaten zor bir dönemden geçiyordu; arkadaşını kaybetmenin acısı yetmezmiş gibi şimdi bir de işini kaybetmişti.

Eylül, gözünden süzülen yaşlarla masasındaki eşyaları toplamaya başladı. Kutuladığı anılarını kucaklayıp şirketten çıktı. Neden hep sıkıntılar üst üste geliyordu? Ne yapacaktı şimdi? Düşüncelere dalmış evin yolunu tutarken aklına geçenlerde okuduğu bir söz geldi;
“Eğer okyanusun dibine batıyorsan, sakın oradan bir inci almadan çıkma“
Hayatta tekdüzelik yoktur; inişler ve çıkışlar mutlaka olacaktır. Önemli olan, insanın o iniş dönemlerinden sağlam çıkabilmesidir. Her inişin bir çıkışının da olacağını unutmamalıdır insan. Sonuçta nefes alabilmek için bile önce o nefesi vermek gerekir.
Hayattaki her deneyim bize yeni bir şey öğretir ve bizi “üst versiyonumuza” bir adım daha yaklaştırır. Yeter ki alınması gereken ders alınsın.
Eylül, tüm bunların aslında birer deneyim olduğunun farkına vardı. Ve dibe vurmuşken, okyanusun derinliklerindeki o inciyi aramaya koyuldu bile…
“Eylül’ün İnci Avı” için 11 yanıt
-
Tüm yaşadıklarımızın bize birşeyler gösterip öğrettiğini anlatan bu kıymetli yazı için teşekkürler.
-
Ne guzel bir yazi. Düşundükçe aslinda her inis cikmak icin. O zaman hayatimizda derinliklerdeki incileri bulmak ümidiyle… 😊
-
Karanlığa gözlerin alışıp ışığın nereden geldiğini fark ettiğin an var ya.? İşte bu çok kıymetli 🙂
-
Olaylar bazen. Kötü görünse de. Onlara bütün olarak bakıldığında buradan bir ders çıkartabilmemiz bizi olgunlaştırır ve geliştirir. Ve böylece. Hiçbir şey boş değildir. Hepsinin bir sebebi vardır. Diyerek kadere inanırız. Bu bizim. Manevi olarak. Teskin eder. Ve güçlendirir.
-
Şu sıralar da bir çok kişinin başından geçenler anlatılmış çok hoşuma gitti bu durum olanlara ilham olsun ❤
-
Kaleminize, emeğinize sağlık 🌻
Ne insan kısa sürede deneyim sahibi olur ne de inci kısa zamanda oluşur.
Tıpkı incinin katmanları gibi her deneyim insana olgunluk katar ve parlatır.
-
Makaleyi okumak çok iyi geldi
İnsana umut veriyor -
İnsanların yaşamış olduğu problemler karşısında niçin ben diyebiliyor. Şimdi nasıl çözebilirim sorusunu düşünmesini destekleyen bir yazı olmış kaleminize sağlık🌻
-
yaşadıklarımızdan çıkardığımız dersler bizi dünümüze göre daha iyiye taşımakta yardımcılar. Çok güzel bir yaz emeğinize sağlık
-
Elbette bazen çiçek açıp bazen solacağız 🎶🎶 ama yeni güne çiçekleneceğimizi hatırlayarak başlayacağız 🌸
-
Okyanusun dibindeki nice incileri bulmaya… Herkesin iyi ve kötü günleri olacaktır mutlaka. Önemli olan iyi gelen güne teşekkür etmek ve kötü olan güne de sabretmek, ders çıkarmak ve okyanusun dibinden inciyi alarak denizlerin üstünde yelken açmak…
Bir yanıt yazın