Ekranların Gölgesinde

Ekranların Gölgesinde

Ekranların Gölgesinde

2 dk okuma

Teknolojinin hızla ilerlediği bir çağda yaşıyoruz. Bu gelişme, alışkanlıklarımızı ve yaşam biçimimizi de kökten değiştirdi. Telefonlar ve bilgisayarlar sayesinde tek bir dokunuşla dünyanın öteki ucuna ulaşabiliyor, istediğimiz her şeyi anında satın alabiliyoruz. Teoride sevdiklerimizle "sürekli bağlantıdayız"; ancak insan, çoğu zaman bağlantıda olmakile iletişim kurmayı birbirine karıştırıyor.

Ekranlar sürekli ışıl ışıl ve aktif, peki ya gerçek ilişkilerimiz?

Teknoloji hayatımızda daha fazla yer kapladıkça, derin ve samimi paylaşımlar sessizce yerini yüzeysel bildirimlere bırakıyor. Sosyal medya uzakları yakın etti; ama ya en yakınımızdakiler?

Masadaki Sessiz Kalabalık

Sıradan bir akşam yemeği saatiydi. Anne, baba ve iki çocuktan oluşan dört kişilik aile masaya oturmuştu. Masada anne tarafından özenle hazırlanmış sıcacık yemekler vardı; ancak her tabağın hemen yanında, yemeğe eşlik eden bir de telefon duruyordu.

Baba, bir taraftan hızlıca yemeğini yerken diğer taraftan gelen aramaları yanıtlıyor, arkadaşlarıyla bir gün önceki maçın hararetli kritiğini yapıyordu. Anne ise arkadaşının sosyal medyada paylaştığı yurt dışı gezisi fotoğraflarına bakmakla ve onları beğenmekle meşguldü. Ağabey, akşam oynayacakları çevrim içi oyunla ilgili arkadaş grubuna durmadan mesaj gönderiyordu.

Sofrada derin bir sessizlik hâkimdi; herkes fiziksel olarak oradaydı ama ruhsal olarak kendi sanal dünyasındaydı. Kimse birbirinin yüzüne bakmıyor, sadece bildirim geldiğinde telefonların ışığına yöneliyordu. Ağabey, aniden "Benim gitmem lazım, oyun başlıyor!" diyerek yemeğini bitirmeden odasına yöneldi.

Mine'nin Duyulmayan Sesi

Ailenin en küçüğü Mine, çekinerek söze girdi: "Bugün okulda ne oldu biliyor musunuz?"

Anne ve babası o kadar meşguldü ki kızlarının bu sorusunu sadece geçiştirdiler. Gözleri ya ekranda ya da tabaktaydı. Mine'nin merak edilen bir hikâyesi, paylaşılacak bir heyecanı vardı; ama onu dinleyecek bir çift göz bulamadı. Gözleri dolan küçük kız, sessizce sofradan kalkıp odasına geçti. Bugün okulda yaşadığı üzücü olayı anlatacak kimsesi yoktu. Kendini görünmez, sevilmeyen ve yalnız biri gibi hissetti.

Hemen başucundaki günlüğünü açtı ve renkli kalemleriyle şu satırları döküverdi:

"Keşke beni farketselerdi... Evimizde her türlü teknolojik imkânımız var ama birbirimizle sohbetimiz, iletişimimiz yok. Yemekte bile kimse kimseyle konuşmuyor. Kendimi çok yalnız hissediyorum."

Uyanış ve Telafi

Ertesi sabah annesi Mine'yi uyandırmak için odasına girdiğinde, onu günlüğüyle birlikte uyuyakalmış bir hâlde buldu. Yazılanları okuyunca yüreği burkuldu. Hemen eşini arayarak Mine'nin hislerini anlattı. Ortak bir karar aldılar: Bu durumu telafi etmek zorundaydılar.

O akşam yemek vaktinde baba, masaya oturmadan önce önemli bir kuralı duyurdu: Artık yemek saatinde telefonlar masada olmayacaktı. Herkes telefonunu odasında bıraktı ve yeniden masaya oturuldu. Baba, yumuşak bir sesle sordu:

"Mine, anlat bakalım kızım; dün okulda ne olmuştu?"

Mine'nin gözleri sevinçle parladı. Uzun bir aradan sonra sofra başında samimi bir sohbet başladı. O akşam kimse ekranlara gömülmediği için birbiri ile gerçekten ilgilenmeye ve yeniden bağ kurmaya başladı.

O gün anne ve baba çok önemli bir gerçeği fark etti: Teknoloji bir ilişki türü değil, sadece bir araçtı. Asıl mesele; aynı çatı altında yaşayıp birbirine yabancılaşmak ve en yakınındakinin ihtiyacını görememekti. Uzaktaki biriyle mesajlaşırken yanındakiyle konuşamamak,gerçek iletişim kuramamanın ve yalnızlığın ağır biçimiydi...

Etiketler:#ilişkiler#teknoloji
Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (64)

  • Hatice Yıldırım dedi ki

    1 Nisan 2026

    Kaleminize sağlık..
    Aslında ne kadar da yanlışı ustaca yapar hale gelmişiz..Teknolojiyi araç değil amac edince hayatımızda bitmeyen kaoslar başladı

    • Turkan dedi ki

      24 Nisan 2026

      Telefon teknoloji yüzünden aile bireyleri birbirinden uzaklaşıyor küçük kız mine kendini yalnız hissediyo ailesi bunu fark ediyo yemeklerde tefonlari birakip. birbirleriyle iletişim kurmaya başlıyorlar mesaj . Gercek iletişim ekrandan degil birbirini dinlemekten gecer.. Çok etkileyici yazi

  • Şeyma dedi ki

    1 Nisan 2026

    İletişim cihazlarının bu kadar fazla olduğu bir dönemde ne oldu da iletişim kuramaz hale geldik?

    • Sevil Çerçi dedi ki

      2 Nisan 2026

      Ne yazık ki çok yaygın bir sorun, dış dünya yakınımızdaki insanlardan daha önemli hale gelebiliyor... Çok acı... ama gerçek...

  • Filiz Altıntop dedi ki

    1 Nisan 2026

    Elinize emeğinize sağlık . Güzel bir örnekli anlatım olmuş.
    Bütün ailelerin uyanışı olması duasıyla....

  • súmeyra Kahya dedi ki

    1 Nisan 2026

    Sessiz bir çığlık bazen kaleme döküldüğündede farkedilmesi mümkün oluyor demekki
    Çok duygulandım okurken.
    Çokta mutlu oldum.

    Teknolojiyi doğru alanlarda ve kıvamında kullanmak gerektiğini anlamamız gerekiyor...

  • Ayse dedi ki

    1 Nisan 2026

    Umulur ki iletişim araçlarını belirli bir seviyede kullanarak, çevremizle daha fazla gerçek iletişimin kurulduğu o günlere ulaşabiliriz.

  • Tuğba Erkan dedi ki

    1 Nisan 2026

    İletişim sorunların bir kısmını, doğru iletişim çoğunu halleder. İnsanı anlamak ve tanımak için bir yol

  • Havva Mutlu dedi ki

    1 Nisan 2026

    Öncelikle bu güzel yazının beni tekrar uyardığını itiraf edeyim. Evdeki durumumuzu bir kez daha gözden geçirip böyle güzel kararlar almak iletişimi oldukça güçlendirecektir. Bizim gençlik yıllarımızda böyle cep telefonları yoktu. O zamanlar da televizyon seyredilir iletişim kopardı. Işıklar söndüğünde gaz lambası eşliğinde tatlı muhabbetler olurdu. Tabii şimdiki gibi jeneratörler yoktu henüz evlerimizde. Her dönem çeldiriciler var malesef ki. Ama teknolojiyi yerinde kullanırsak konforu daha iyi yaşarız👍❤️🌸

  • bedia oral dedi ki

    1 Nisan 2026

    Ekranların Gölgesinde” yazınızı büyük bir iç sızısıyla okudum. Günümüzün en sessiz ama en derin sorunlarından birini, bu kadar sade ve çarpıcı bir anlatımla dile getirmeniz gerçekten çok etkileyici.

    Özellikle Mine’nin duyulmayan sesi… O satırlar sadece bir çocuğun değil, aslında görülmeyi ve duyulmayı bekleyen herkesin ortak hissine dokunuyor. Aynı masada oturup birbirimize bu kadar uzak olabilmemiz ne kadar acı bir gerçek… Yazınız bu gerçeği yüzümüze çarpmadan, incelikle fark ettiriyor.

    En kıymetli tarafı ise umut barındırması. Küçük bir farkındalıkla, basit bir kural değişikliğiyle bile bağların yeniden kurulabileceğini hatırlatıyorsunuz. Çünkü bazen bir ilişkiyi kurtaran şey büyük adımlar değil; gerçekten dinlemek, göz teması kurmak ve “buradayım” diyebilmektir.

    Kaleminize, yüreğinize sağlık. Bu yazı sadece okunacak değil, üzerinde durulup düşünülmesi gereken bir farkındalık çağrısı olmuş.

  • ırmak dedi ki

    2 Nisan 2026

    sosyal medya modernleşen dünyada pozitif bir araç gibi gözükse de en önemli şeyi ilişkilerimizi öldürüyor her evde olan o sohbetler artık yavaş yavaş bitiyor halbuki insan insana muhtaçtır teknolojiye değil.Bu bağımlılığı kontrol altında tutmak daha sağlıklı olur aynı verilen örnekteki gibi

  • Dilan S. dedi ki

    2 Nisan 2026

    İletişim araçları çok ama gerçek iletişim çok az. Farkındalık uyandıran bir yazı olmuş elinize sağlık.

  • Evrim İşsever dedi ki

    2 Nisan 2026

    Teknolojinin esaretinde gerçek iletişimden, samimi ilişkilerden ne kadar uzaklaştığımıza dair güzel bir yazı..
    Kaleminize sağlık...

  • Aleyna nur K. dedi ki

    2 Nisan 2026

    Teknoloji hayatımızda bizi birbirimizden ayırıp yalnızlaştırmak için değil gerektiği yerde kullanımı ve faydası olacak bilgiler edindiğimiz zaman kadar olmalı. Ama ailemizin iletişim içinde olduğumuz kişilerin önüne geçmemeli çok güzel bir makale emeğinize sağlık 🌺

  • Burcu dedi ki

    2 Nisan 2026

    Zaman zaman ekranların gölgesinde kalıp unutsak da gerçek iletişimde bulunduğumuz yere uyum sağlayıp sevdiklerimize odaklanıp anı yaşamalıyız😊

  • Semra ö dedi ki

    2 Nisan 2026

    Iletişim ilişki aslında bir bağ
    ne yazık ki ..teknolojinin hayatımızı kolaylaştırdığı kadar hayatımızdan aldıkları da var.

  • Emine Ç dedi ki

    3 Nisan 2026

    Gözlerimiz telefonda hayatımız elimizden akıp gidiyor ve bunun farkına varmıyoruz çoğu kez.
    Sosyal medyada komik videolar adı altında insanların elinde telefonla bir yerlere çarptığını görüyoruz.
    Aslında bu çok üzücü bir durum. Elimizdeki küçük kutucuğun hareketlerini izlerken çevremizdeki güzellikleri kaçırıyoruz.
    En kısa zamanda toparlanmak ümidiyle..

  • Yasemin Hoşer dedi ki

    3 Nisan 2026

    İletişim araçları çoğaldıkça, ilerledikçe iletişimin azalmasında- gerilemesinde sizce de bir gariplik yok mu?
    Keşke bunu fark edip zamanında önlemimizi alabilsek.

  • Fatih dedi ki

    3 Nisan 2026

    Teknoloji hayatımıza girdiğinden beri değerlerimizi yavaş yavaş kaybettik maalesef.

  • Tülay dedi ki

    5 Nisan 2026

    İnsan nasılda farkına varmadan yakınlarını uzak ediyor. Sonrasında ise aynı çatıda olsalar dahi herkes kendi dünyasını yaşıyor. Ve kavram olarak kalıyor “Aile, bağ, ilişki”.
    Sağlam bir ilişki için yöntemleri bilmek gerekiyor. Bunun içinde seminerlere katılmak yeterli.

  • Merve Karakuş dedi ki

    6 Nisan 2026

    Aile; iletişimin güçlü olduğu yüksek bağların kurulduğu bir kurum olması gerekirken ekranlara daldığımızda, en yakınımızdakini ve onun ihtiyaçlarını göremediğimiz korunaksız ve çabuk dağılabilecek bir yapıya dönüşebiliyor maalesef. Doğru ve dengeli kullanılmadığında uzağı yakın kılan teknoloji yakını uzak kılabiliyor.

  • İnci dedi ki

    6 Nisan 2026

    İletişim araçları ile kurduğumuz bağı ailemizle kuramıyoruz maalesef artık. Mine'nin duyulmayan sesi artık tüm ailelerde çığlığa dönüştü. Farkedip uyanmamızı diliyorum....

  • Ayla dedi ki

    6 Nisan 2026

    Son yıllarda yaşadığımız ama göremediğimiz yalnızlığımızın özeti olmuş. Güzel bir yazı tebrik ederim.

  • Nesrin dağ dedi ki

    6 Nisan 2026

    Yazının dili oldukça samimi ve akıcı. Özellikle "Masadaki Sessiz Kalabalık" metaforu çok güçlü. Okuyan herkesin kendi akşam yemeği sofrasını bir anlığına sorgulamasını sağlayacak kadar gerçekçi bir kurgu.
    Eline sağlık, bu tarz farkındalık yaratan metinler, ekranların ışığından körleşen gözlerimizi tekrar birbirimize çevirmemiz için harika birer hatırlatıcı oluyor. 🌸

  • Ayla dedi ki

    7 Nisan 2026

    Teknoloji kaynaklı yalnızlık üzerine güzel bir yazı olmuş. Okurken hepimizin yaptığı bir yanlış olduğu çıkıyor ortaya. Tebrikler yazanın emeğine sağlık.

  • Narin dedi ki

    7 Nisan 2026

    Teknoloji aslında hayatımızı kolaylaştırmak için var ancak çoğumuz telefon bağımlısı olduk.Teknoloji ile kurulan iletişim,sosyal medya… bu yüzden bize yetersiz geliyor,onca kalabalığa rağmen yalnızlık hissi buradan geliyor.Ben de teknolojinin evdeki tv ve kasetçalardan ibaret olduğu günleri çok özlüyorum.Ne güzel sohbet ederdik…

  • Aynur dedi ki

    9 Nisan 2026

    Yazıyı okurken ben de kendi iç muhasebemi yaptım😞 Çocuğum birşeyler anlatırken ona ne kadar ilgili davranıyorum, onu gerçekten dinliyor muyum? Yoksa "Muş" gibi mi yapıyorum.
    İletişim aletleri maalesef uzaktakileri yakın ederken, yakınımızdakileri de bizden uzaklaştırdı.
    Farkındalık için teşekkürler

  • Fulden dedi ki

    9 Nisan 2026

    Gözümde çoook eskilerden canlanan bir sahne ... Bir sus dizi izliyorum , ne kadar buruk hissettiğimi mineyi okurken hatırladım. Bazı anlar bazı hisler çok ciddi iz bırakıyor yaş 40 olsada hatırlanıyor... Kaçırmadığımız gerçek paylaşımları çoğaltabilmek dileğiyle...

  • Anıl dedi ki

    9 Nisan 2026

    Teknoloji ile birlikte, bir ailenin nasıl birbirilerlerinden uzaklaştığını anlatan, bu konuda farkındalık oluşturan bir yazı olmuş. Teşekkürler

  • Kevser dedi ki

    9 Nisan 2026

    Yazınızı okurken aklıma eskiden bir komşu akraba arasa bile yemek saati ayıptır şimdi aramayalım derlerdi bir adabı vardı çünkü ailecek geçirilen vakitler çok kıymetliydi
    Fakat günümüzde pekte hassasiyet gösterilmiyor aile içinde bile tlfla oturulup telefonla kalkılıyor ne yazık ki

  • Çiğdem dedi ki

    10 Nisan 2026

    Mine’nin günlüğünün dijitalin geçiciliğine karşı gerçek hayatın kalıcılığıyla verilmiş bir cevap olarak görüyoruz. Annenin günlüğü okuduğunda sarsılmasının sebebi, telefondaki bir yazıyı okuması değil, kızının el yazısındaki o titremeyi, kağıdın dokusunu, yani "gerçek izi" görmesidir. Mürekkep, ekrandaki piksellerden daha ağır gelmiştir. Bu pencereden baktığımızda, masadaki o telefonlar artık sadece birer cihaz değil, birer "duvar" gibi görünüyor. Aile arasındaki iletişim zaten zayıfsa, teknoloji bu boşluğu hızla doldurur. Yani telefonlar iletişimi koparmadı; kopuk olan iletişimin yarattığı boşluğa telefonlar yerleşti.Ki bu çok daha tehlikeli bir durum aslında.

  • Hümeyra Çakır dedi ki

    10 Nisan 2026

    Gerçek sofralarda, gerçekten ruhumuza dokunan samimiyetle kurduğumuz ilişkilere dönsün yönümüz…
    Farkındalık içeren yazınız için teşekkür ederiz.

  • Serap dedi ki

    10 Nisan 2026

    Çok doğru bir tespit olmuş malesef bizi cezbeden tarafları çok çabuk benimsiyoruz.Keşke her şeyin dozunu iyi ayarlayabilsek .🥰

  • Atilla G. dedi ki

    12 Nisan 2026

    Kendi rahatımız için çocuklarin gelişimini çaldığımız bir çağ, adı teknoloji çağı diye geçiyor.)

  • Sibel dedi ki

    13 Nisan 2026

    Okuyunca gecmise gittim. Önceden iletisimimizin ,iliskilerimizin bir lezzeti vardi. Teknoloji elimizden lezzeti ve birçok şeyi aldi. Ne kadar farkindalik olustiran bir yazi olmus kaleminize sağlik...

  • Umida dedi ki

    14 Nisan 2026

    Ne güzel anlatılmış günümüzdeki güncell problemlerimizi.. Keşke ilk söyleyenler ilk söylendiğinde anlışılsaydı :)

  • Feride Hudayşukoruva dedi ki

    14 Nisan 2026

    Ailecek oturulan yemekler sohbetler çok kıymetli ama günümüzde ne yazikki TLF insanları birbirinden uzaklaştırıp bencil yapiyor

  • Aslı Nur dedi ki

    14 Nisan 2026

    Parmak ucumuzla dünyanın diğer uçlarına dokunabilecek kadar yakınlaştık lakin karşımızdakinin gönlüne ulaşamayacak kadar uzağa düştük . Diliyorum ki bu iletişimimizi eksilten bir güç değil güzelleştiren bir araç olur

  • Selvi dedi ki

    14 Nisan 2026

    Çok güncel ve hepimizin hayatına dokunan bir konuyu ,farkındalık yaratan bir yazı ile ele almışsınız.
    Teşekkürler 🌸

  • SERAP ŞAHİN dedi ki

    14 Nisan 2026

    Çok doğru
    Kendi elimiz ile yaptığımızı yine kendi elimiz ile değiştirebiliriz. Önemli olan fark edip en hızlı şekilde değişime gitmek.

  • Shan dedi ki

    14 Nisan 2026

    Emeğinize sağlık…
    “Küçük Mine’nin samimi günlük notları ve anne~babanın bu sese kulak vermesiyle şekillenen; ihmalden ilgiye evrilen bir kurtarış hikayesi … 🙏

  • Fatmanur çelik dedi ki

    14 Nisan 2026

    Ekranlar hayatımızı kolaylaştırırken, fark etmeden aramıza mesafe koyabiliyor,aynı ortamda bulunup birbirimize uzak kalmak, belki de çağımızın en büyük sorunlarından biri. Gerçek bağların bir bakışta, cocuklarımızın bir gülüşün de veya içten gelen hoş bir sohbette saklı olduğunu bazen unutabiliyoruz. Teknolojiyi hayatımızın merkezine değil, sadece bir parçası haline getirebildiğimizde, ilişkilerimizin de yeniden güçlenmeye başlayacagını umut ediyorum.. Yazının daha fazla okuyucunun kalbiyle buluşması dilegiyle. Kaleminize saglık♥️

  • Sinem dedi ki

    14 Nisan 2026

    Hangi hayatta yaşamak ister insan? Gerçek mi? Sahte mi? Neyden uzaklaşıp neye yaklaşmak ister? İşte tüm meselede bu! Kaleminize sağlık✨

  • Rabia Gözcü dedi ki

    14 Nisan 2026

    Teknolojiyi gerçek amacımız için bir araç olarak kullanmalıyız. Değerli ve kısıtlı zamanımızı bunu en çok hak edenlere vermeliyiz. İçine doğduğumuz veya kurduğumuz ailenin her bireyi ile dengeli bağlar ve ilişkiler içinde olmalıyız. Kim gerçek? Kim sahte bunu unutmamalıyız...

  • Mihriban dedi ki

    14 Nisan 2026

    Teknolojinin hayatımızı kolaylaştırırken ilişkilerimizi nasıl zorlaştırdığını çok güzel anlatmışsınız. Mine’nin “keşke beni fark etselerdi” cümlesi insanın içine dokunuyor. İletişim araçlarının çoğaldığı ama iletişimin azaldığı bir dönemdeyiz… Bağ neydi ? İletişim neydi?İlişki neydi?

  • Ayşenur dedi ki

    14 Nisan 2026

    Teknoloji, iletişimimizi kolaylaştırmayı sağlayan bir unsurken, aslında dozunu ayarlayamazsak gerçek hayatımızda nasıl da iletişim yokluğu yaşatan bir unsura dönüştüğünün güzel bir anlatımı olmuş. Dengeyi kurabilenlerden oluruz inşallah. Farkındalık uyandıran yazınız için teşekkür ederiz.

  • Funda dedi ki

    14 Nisan 2026

    Eliniz emeğinize sağlık,
    Teknolojinin hayatımızı kolaylaştırdığı açık, ancak bilinçsiz ve aşırı kullanımının olumsuz etkileri malesef çok fazla ,doğru ve sağlıklı iletişim kuracağımız günlere uyanmamız dileğiyle …

  • Sevgi Ç. dedi ki

    14 Nisan 2026

    Maalesef ki günümüz de artık telefon her an yanımızda olması gerekiyor, kurulan gruplar; iş yerinden, okuldan arkadaş çevremizden, kurslardan herkesle artık bu şekilde iletişim kuruyoruz. En azından akşam eve girdiğimiz de ailemizle geçireceğimiz o bir kaç saati telefonsuz geçirmeye, bulunduğumuz anın hakkını verebildiğimizde etrafımızdaki olayları ve kişileri daha iyi kalibre edebiliriz ❣️

  • GÖZDE GÜVENİR dedi ki

    15 Nisan 2026

    Elinize emeğinize sağlık güzel bir yazı olmuş. Günümüzde teknojiye sınır koyabilmek çok zorken,ihtiyacımız olan iletişime engel olması da üzücü.

  • Dilan Akbay dedi ki

    15 Nisan 2026

    İletişim araçları diye tanıtılan ama gerçek iletişimi, bağları yok eden bir sistemin içinde gerçek iletişimi hatırlamak adına çok faydalı bir yazı olmuş ellerinize sağlık

  • Mevre dedi ki

    16 Nisan 2026

    Farkındalık oluşturacak, bizi bize anlatan çok güzel bir yazı. Emeğinize, kaleminize sağlık 🌻

    İletişim kuramadığımız kişilerle ilişki kurduğumuzu düşünüyoruz.

    Aynı evin içinde herkesin yabancı olduğu bir hayatı yaşamak...
    İhtiyacını giderdiğimizi düşündüğümüz eşimiz, çocuğumuz!! Başımızı kaldırdığımızda görebileceğimiz, kısık sesle dahi konuşsak sesimizi duyurabileceğimiz, elimizi uzatsak dokunabileceğiz kişileri görmeden, konuşmadan, dokunmadan en uzak kişilerle iletişim kurmaya, ilişki yaşamaya çalışıyoruz.

    Yüzlerce insanı sosyal medyadan takip etmeyi, onlardan haberdar olmayı iletişim zannediyoruz.

    En yakınımızdaki kişilerle değil, kalabalığın arasında yalnız yaşıyoruz.

  • Zeyneb Ergin dedi ki

    16 Nisan 2026

    Bu yazıyı okuduğumda aslında günlük hayatta çok normal gördüğümüz bir durumun ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini fark ettim.Hepimizin hayatında vardır ir parça.Bir kız çocuğu annesi olarak yazıdaki örneğin yaşadığı yalnızlık beni gerçekten etkiledi. Aynı ortamda olsak bile birbirimizi dinlemediğimizde aslında ne kadar uzaklaştığımızı anladım. Bence yazının en önemli mesajı, teknolojinin hayatımızda olması değil, onu yanlış kullanmamız. İnsan sevdiklerine zaman ayırmadığında, en yakınındakini bile fark edemeyebiliyor.

  • Rana Yıldız dedi ki

    17 Nisan 2026

    Sosyal medyanın da bağımlılık türü olduğunu kabul edip önlem almamız gerekli. Yoksa ne Mine’ler, Mustafa’lar fark edilmeden sönüp gidecek 😔.

  • CANAN K. dedi ki

    18 Nisan 2026

    Teknolojinin ilişkilerin önüne geçmesi konusu gerçekten düşündürücü. Mine’nin duyguları insanın içine dokunuyor, aile içindeki küçük bir değişimin bile ne kadar büyük bir fark yaratabileceğini çok iyi anlatmış.

  • Özlem dedi ki

    22 Nisan 2026

    İletişim teknolojilerindeki yükselişi iletişimimizi ne kadar bozup yozlaşıp yok ettiğini çok güzel ve sade dille anlatan bir yazı olmuş, ellerinize sağlık

  • Ayse C. dedi ki

    22 Nisan 2026

    Kaleminize sağlık🌸
    Bu kadar çok iletişim imkanı varken iletişimsiz kalmak…

  • Nihal dedi ki

    23 Nisan 2026

    Mine’nin hissettiklerini okuduğumda gözlerim doldu. Teknoloji doğru şekilde kullanıldığında hayatımıza katkısı yadsınamaz ancak bu şekilde batağına düşüldüğünde hem sevdiklerimize hem bize çok zarar veriyor.
    Kaleminize sağlık çok güzel bir anlatım olmuş…

  • karaca dedi ki

    29 Nisan 2026

    elinize sağlık. farkındalığımı artıran bir yazı okudum sayenizde👏👏👏

  • Naz Ş. dedi ki

    30 Nisan 2026

    Teknoloji çağının en büyük sorunu iletişim kopukluğuna dair son derece yerinde bir yazı olmuş, ellerinize sağlık.

  • Ayşe D. dedi ki

    30 Nisan 2026

    Ekranların gölgesinden çıkıp gerçek ilişkiler kurabilmek dileğiyle 💐

  • canan karakaş dedi ki

    30 Nisan 2026

    İnsanı tekrar tekrar düşündüren güzel bir yazı...Kaleminize sağlık…

  • Öznur dedi ki

    3 Mayıs 2026

    Elinize sağlık tam da bugünü anlatan bir yazı. Hepimiz için bir uyarı aslında zaman zaman kendimize sormamız lazım biz de aynı hataları yapıyor muyuz?

  • Betül dedi ki

    4 Mayıs 2026

    Eskiden elektrikler kesildiğinde kapanan televizyon ekranlarının ardından sohbetler edilmeye, oyunlar oynanmaya başlanırdı. Nasıl da sıcak, samimi bir ortam olurdu. Bu yazı beni o eski güzel zamanlara götürdü.
    Keşke fark edebilsek teknolojiyle birlikte yanımızdakilerden ne kadar uzaklaştığımızı..

  • Feyza dedi ki

    7 Mayıs 2026

    Okullarda yaşanan olayları düşününce, eğitim seviyesi yüksek denen ailelerin bile çocuklarından haberinin olmadığı bir dönemde yaşıyoruz. Hepimiz elindeki ekranlara çocuklarımızdan daha fazla eğilmiş durumdayız ne yazık ki

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.