Adaletin Terazisi

Ebeveynler İki çocuğuna aynı imkanları sağlamanın, onlara adil davranmak anlamına geldiğini düşünebiliyor. Eşitlik yoksa haksızlık yapıldığına inanılıyor. Peki, gerçekte öyle mi?

Aysun Hanım, yıllardır aynı şirkette başarıyla çalışan iyi bir yöneticiydi. Aynı zamanda iyi bir anne olabilmek için de büyük emek sarf ediyordu. Çocukları onun için her şeyden önemliydi; onların tüm ihtiyaçlarını gidermek asli görevi gibiydi. Akşamları dersleriyle ilgilenir, onları hayata hazırlamak için elinden geleni yapardı.

Eşit davranmayı adil olmak zannedebiliyor insan.
Büyük oğlu Mert, bu yıl ortaokulu bitirmişti. Lise giriş sınavlarının sonuçlarını bekliyorlardı ve beklenen gün gelmişti. Aysun Hanım’ın gözü saate takıldı: “Henüz birkaç saat daha var,” dedi kendi kendine. Ancak gelen bir telefonla sevinçten gözleri doldu. Mert, sınavda derece yapmıştı. Çok çalışmış ve bu başarıyı sonuna kadar hak etmişti.

Aysun Hanım hemen telefona sarılıp eşini ve oğlunu arayarak bu güzel haberi paylaştı. Gözleri dolarak geride kalan zor seneyi düşündü; uykusuz geceleri, sosyal etkinliklerden feragat edişlerini ve daha nicesini… Oğluyla ve aslında biraz da bu süreçte ona her türlü konuda destek olan kendisiyle gurur duyuyordu. Düzenli ve disiplinli bir çalışma ortamının sonucunda gelen bu güzel haber herkesi mutlu etmişti.

Akşam evde büyük bir coşku vardı. Ailece yenen yemeğin ardından, herkes yüreğindeki o tarif edilmez huzurla odasına çekildi.

Hak edene hak ettiğini verebilmek…

Aysun Hanım, eşiyle oğlunun başarısı üzerine konuşurken ona uzun zamandır istediği bilgisayarı almayı teklif etti. Eşi o an; “Emre’ye de bilgisayar almamız gerekmez mi?” diye araya girdi.

Aysun Hanım; “O zaman Mert’in başarısının ne önemi kalır? Her ikisine de aynı şeyi alırsak adaletsiz davranmış olmaz mıyız?” dedi.

Eşi önce itiraz edecek gibi oldu ama biraz düşününce ona hak verdi. Hak etmediği bir ödülü küçük oğullarına da alırlarsa, Mert’e haksızlık etmiş olacaklardı. Mert emek vermiş ve bu ödülü kazanmıştı; yani aslında günün kahramanı oydu. Nasıl ki sadece doğum günü çocuğuna hediye alınıyorsa, bu durum da öyleydi.

Çocuklar küçükken birbirini kıskanmaması için her iki kardeşe de yaşgünlerinde hediye alınabiliyor ama kardeşe sağlanan her imkanın onların da hakkı olduğunu düşünmemesi için o günün kahramanının kim olduğunu kabullenip sırasını beklemeyi öğrenmesi değerli bir kazanım olurdu…

Bir iş yerinde, aynı pozisyonda çalışıp daha fazla katma değer üreten birinin diğerleriyle aynı maaşı alması da buna benzer. Eğer hak edene hak ettiğini vermezsek adaletli davranmış olur muyuz? Hayatımızdaki bu dengeleri koruduğumuzda, birçok sorunun azaldığını fark ederiz. Peki biz; sevgi, saygı, ödül, ceza ve ilgi konusunda ilişkilerimizde gerçekten adil davranabiliyor muyuz?

“Adaletin Terazisi” için 13 yanıt

  1. Mevre Cerit avatarı
    Mevre Cerit

    Günümüz ilişkilerini anlatan güzel bir yazı. Kaleminize sağlık 🌷

    Kimse kırılmasın, üzülmesin diye alınan hediyeler, yapılan fedakarlıklar. Sonucunu düşünmeden yapılan davranışlar.

    Önemli olan hak edene hak ettiğini verebilmekti.

    Loading spinner
  2. Fulden avatarı
    Fulden

    Hakedene hakettiğini verebildiğimiz ilişkiler nasılda gerginlikten çıkıyor 🌸

    Loading spinner
  3. Nur Çalımfidan avatarı
    Nur Çalımfidan

    ”Eşit davranmayı adil olmak zannedebiliyor insan.” ne doğru. Çok güzel bir yazı emeğinize sağlık.

    Loading spinner
  4. Şeyma avatarı
    Şeyma

    Adaleti bozunca bütün sistem bozuluyor. Bu düzeni ailede oturtarak başlamak lazım…

    Loading spinner
  5. Tülay avatarı
    Tülay

    Eşit davrandığımızda hak edenin çocuğunda hak etmeyene benzediğini görürüz. Bu işyerindede böyle. İyi eleman ile kötü eleman aynı imkana sahip olursa zamanla iyi eleman bir farkı olmadığını anlar ve problemler çıkar.

    Loading spinner
  6. Merve Karakuş avatarı
    Merve Karakuş

    Bir elmayı bile ikiye böldüğümüzde parçalar tamamen eşit olmazken, hayatımızdaki insanları tek bir kalıba sokmaya çalışıp aynı muameleyi göstermek adaletli değildir. İlişkide dengeyi sağlayan şey, herkese aynı davranmak değil; hak edene hak ettiği değerle mukabele etmektir.

    Loading spinner
  7. Aynur avatarı
    Aynur

    Hak edene, hak ettiğini, hak ettiği zamanda ve hak ettiği miktarda veriyor olmak ne kadar önemli aslında. İnsanları hep daha iyi olmaya teşvik edecek bir süreç👌

    Loading spinner
  8. Bengü Bilgiç avatarı
    Bengü Bilgiç

    Emeğinize sağlık. Ne güzel anlatmışsınız adalet eşitlik değildir, hak edene hak ettiğini vermeyince adaletsizlik orda başlıyor işte

    Loading spinner
  9. Meltem Özcan avatarı
    Meltem Özcan

    Adaletli olayım eşit davranayım diye insan aslında en çok adaletsizliği yapıyor farkındalık yaratacak güzel bir yazı olmuş gerçekten

    Loading spinner
  10. Melek avatarı
    Melek

    “Eşitlik” ile “adalet” arasındaki o ince çizgiyi o kadar naif ve duru bir dille anlatmışsınız ki…
    Mert’in emeğini görünür kılmak onun gayretini taçlandırırken, Emre’ye de sabretmeyi ve emeğin değerini öğreten sessiz bir hayat dersi aslında. Adalet, herkese aynı şeyi vermek değil, hakkı olana hakkını teslim etmektir.
    İş hayatından ve aileden verdiğiniz somut örneklerle adalet terazimizi yeniden tarttıran, çok kıymetli ve farkındalık dolu bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık…

    Loading spinner
  11. Emine Ç avatarı
    Emine Ç

    Eşitliğin nasıl adalet olduğuna inanmışız. Oysa her insan diğerinden farklı, yapıp ettikleri farklı, geçmişten getirdiği huyu mizacı her şey birbirinden farklı iken nasıl olur da hepsini aynı sonuç verilir.?

    Loading spinner
  12. Sevil Çerçi avatarı
    Sevil Çerçi

    Bu tip davranışlar aslında başarının sonunda bir ödül olduğunu da empoze eder çocuğa büyürken, belli çabaların sonucunda gelmesi gerekir ödülün, bedavadan ödül vermek ise o çocuğa şunu öğretir: sen çabalamasan da, uğraşmasan da hiç hakketmediğin ödülleri alabilirsin… Aslında çocukları büyütürken yaptığımız hataların onların sonraki yaşamına da etki edeceğini unutuyoruz çoğu zaman… Bu yazı bunun çok güzel bir örneği olmuş…

    Loading spinner
  13. NURAY ALTINBAŞAK avatarı
    NURAY ALTINBAŞAK

    Bence zaten kimse kimseyle eşit değil, herkesin kendine özgü yetenekleri var.
    Bu nedenle herkese ihtiyaçları doğrultusunda yaptıkları işlerdeki başarılarına göre ödül verilmeli düşüncesindeyim.Tabii bu ne kadar doğru dur.

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner